Şimdiii biliyorum, Ada'nın gelişimi hakkında yazmam gerek. Yazmayalı çok oldu ve hafızam beni zorlamaya başladı. Kaydetmesem unutulup gidecek bir sürü şey.
Sonraaa biliyorum Tracy hakkında bir post yazmam gerek. Gelen telefonlar, mailler ve onlarca arama kelimesi artık bu konuda iki satır yazmam için "hadi Yapıncak!" diyor bana.
Bir deee bir süredir ertelediğim birkaç "fikir yazısı", birkaç "iç dökümü" de bekliyor sırada.
Ama...
Önce haberler:
Bu haftasonu da hızımızı yavaşlatmadan aktif yaşama devam ettik.
Gururluyuz.
Cumartesi kalabalık ve eğlenceli geçen Music Together dersimizden sonra, Ada haftalardır öpmeye koklamaya (miniklerin bu yıpranmamış cesaretli sevgi hallerine bayılıyorum!) doyamadığı Beste Abla'sı ile birkaç saat geçirdi.
Sonrasında "Masalcı Anderske"nin ilk masalını dinleme şansına sahip oldu. Ölçtü, biçti, değerlendirdi (!). Bu konuya geleceğim. Salon Sanat büyüyor!
Sonraysa yollara döküldü, kuzenleri ikizlerin doğumgününü şenlendirdi. Bizde şenlik "yemek" manasında kullanılıyor. Ne oyuncak, ne çocuklar, ne aktiviteler; yemek varsa şenlik var. Nokta. Bir de müzik tabii.
Pazar günüyse baba günüydü. Sokaklarda, deniz kıyısında, parklarda gezdi durdu, sarhoş oldu. Akşam da kalabalık misafirlerimizle uyku saatinden bir yarım saat çalıp, sofraya oturdu. Ve yine tabii...içi dışı şen oldu!
Haha üstteki resimde öyle görünmese de...Ada memnun ben memnun. Öyle enerjik ki artık, bu enerjisini güzel aktivitelerle harcamasını beni mutlu ediyor.
