Wednesday, September 10, 2008

Fırtına Sonrası Sessizlik

Paniktik.

Söz verdiler, gelmediler. Yaparız ederiz dediler, gelince yapamadıklarını itiraf ettiler. Bir şey olumluyken, diğeri olumsuz oldu. Bir hafta geçti.

*
Duyduk ki Gürcistan'dan yeni gelmiş. Gözleri iyi bakarmış, mütevazı görüntüsü gözünün dışarılarda olmadığına işaretmiş. Dili yokmuş ama öğrenirmiş. İstanbul'a gelmek istermiş bir de.

Gelsin dedik. Geldi. Sessiz ve sakin üç gün geçirdik. Ama sessiz ve sakin olan oydu. Biz kızgın ve delirmiş durumda olan taraftık. Laf anlatmak için maymuna dönüyor, hareketlensin diye taklalar atıyorduk. Olmadı. Kanı öyle ağırdı ki akmıyor gibiydi; sesi öyle yoktu ki, her an kaçtı mı acaba diye odasını kontrol eder olduk.

Çaresizdik.

Dedik bu iş olmayacak. Ama iyi insandı. Biz de merhametli bir aile olduğumuza göre "yapamayız" dedik, söyleyemeyiz. Hem ülkesinde kim bilir kaç kişi bel bağlamıştı ona. Kim bilir ne ümitlerle gelmişti bu bilmediği ülkeye. Ve şaşılası bir şey oldu: Koca sürpriz yaptı, yaparım dedi. Daha doğrusu demeden, gidip "mesele" hakkında açık ve net konuştuğunu öğrendik muhatabıyla. Dediğine göre "gönderiyoruz seni" demişti, tatlı ama net konuşmuştu.

Sonra koca işe gitti.

Biz bavulunu toplayacağını düşünürken ve onu nasıl geçireceğimizin kara gamlı provasını yaparken, bir baktık... işe girişmiş! Hoo?!! Evet "hafifçe" hareketlenmiş ve çalışıyor, odaları topluyor!!

Anlamamış meğer!!!!

Kaldı. Kaldı başımıza. Tam da bu şekilde. Ama ne oldu? Her olumsuz koşula olumlu antitez üretebilen polyanna kılıklı ana-kız buna da üretti: Kısmet buymuş dedik, iyi kadın dedik, alışacak dedik, Ada sevdi dedik... Dedik de dedik.

Amaaa...dünkü anneler ve bebekleri buluşmamızda olanlar hiç de olumlu tarafa kayacak gibi değildi. Asık bir surat, yavaş çekim hareketler ve işbaşında ben, o oturuyor!

Uzun lafın kısası, bugün birileriyle daha tanıştık, geçen hafta yaptığımız gibi. Ve güleryüzlü, eli çabuk gibi görünen, deneyimli, Türkçe ve Rusçaya hakim sempatik bir hanımla anlaştık.

Ve bir şekilde (öyle bir şekildi ki "biz" yoktuk işin içinde!) üç günde tanıştığımız -ve sevdiğimiz, evet her şeye rağmen sevdiğimiz- diğer yardımcımızı gerisin geri Ankara'ya gönderdik. ÇOK üzüldük. Ve yeni yardımcımızı apar topar evimize getirdik.

Fırtına bir gündü. Kalp doktoru randevumu kaçırdım -kaçırılmaması gereken bir randevuydu. Çok gerildik, çok yorulduk. Evdeyiz. Şu an Adakız uyandı, Sultan'ın kucağında. Mutlu ve çok sakin görünüyor. Ev yine sessiz ama sanki daha huzurlu gibi...

Şimdi ne demeliyim?
Hayırlı olsun, amin!

6 comments:

defneyleyasamak said...

Of yapıncak ya, yaramı demiştin. Ben de sessiz dedim, kıyamam dedim, çaldı çırptı, kaçtı gitti. Bazen diyorum iyilik yap iyilik gör lafı nereye gitti, nasıl bu kadar suistimal eder hale geldi insanlar iyiliği?Kolaylıklar diliyorum, biz de arıyoruz halen ama bulamıyoruz...

Elif said...

Biliyor musun bizimki de Ankara'dan gelmişti :) Bizim Necla mı yoksa :)
Çok üzüldüm ağırkanlı oluşuna ve tek defada tutturamamanıza, ama şimdi herşey kulağa güzel geliyor, size de iyi gelir umarım...

P.S: Bu arada bu yenisini nereden bulduğunuzu sorsam haddimi aşar mıyım, biliyorsun ben de çelişkideyim şu aralar... elif_deniz_arslan@hotmail.com

Sevgiler

Gökşen said...

Offf... Seni bir ben anlarım, bir de ben anlarım...

Biz birini bulduk, 15 gün oluyor, şimdilik iyi de gidiyor hatta beklentilerimin çok çok ötesinde. Henüz blog’umda yazamadım, biraz zaman geçmesini bekledim... detayları en kısa zamanda anlatacağım.

Geçenlerde bana kız kardeşinin de gelmek istediğini, tanıdığım olup olmadığını sordu. Aklıma gelmedin desem yalan olur. Ama bu işler stressli biraz ne bileyim? Yardımcı olabileceğim birşey olursa elimden geleni yaparım.

annecik said...

yaradan yardımcın olsun inş. bu sefer gelen kafana göre çıkar inş. gerçekden yardımcın elin ayağın olur

dr kontrolune üzüldüm aksamaması gereken bir unsur du halbuki

sen gönlünü ferah tut herşeycikler yoluna girecek yapıncak

Mine said...

off Yapincakcim ooff ne zor gunler gecirmissin. okurken yoruldum ve bin kere ne kadar sansli oldugumuzu dusundum bunlarin hic birini yasamadigimiz icin.

insallah bundan sonra her sey yoluna girer ve sen de hakkettigin huzura kavusursun.
Turkiye'de millet ne zaman baslatiyor yuvaya?

Elif said...

Merhaba Gökşen,

E-mail adresini alabilir miyim? Bizimki gelmedi hala geri ve ben de arayıştayım...
Yukarıda e-mailimi bırakmıştım...