Monday, August 4, 2008

Ağrıma Gidiyor

Aslında burdayım, yanındayım. Ama hiç bir annelik görevimi yerine getiremiyorum. Yalan mı?

Değil.

Ben ki daha hamileyken aile büyükleri ile pazarlığımı yapmışım. Bebeğime ben bakacağım kimse karışmasın demişim. Ben ki ilk banyosunu kendi kendime yaptırmışım, zaptedemeyecek hale gelene kadar bu mutluluğu kimseyle kimseyle paylaşmamışım. Ben ki başka biri Ada'yı beslemeye kalktığında kaplan kesilmişim, sesimi çıkaramadıysam odaya gidip hırsımdan ağlamışım. Ben ki her sabah onu kaldırmış, her akşam ona gününün son öpücüğünü vermişim. Ben ki sistem-huzur uğruna -onun için doğru olanın bu olduğuna inanarak- pek de tatlı olmayan deneyimlerle ona bağımsız olmayı bir nebze öğretebilmişim; ben ki bir yaşına kadar 24 saat yanından ayrılmamışım... Onu içime içime sokmuş, dakikalarca masallar anlatarak, sırtına pıtpıt yaparak gezdirmişim. Ne ağır gelmiş, ne bir şikayetim olmuş, en büyük mutluluğum onun kokusunu, sıcaklığını içime içime çekmek olmuş...

Off. O kadar büyük ameliyatlar geçirip yanında kalabildikten sonra böyle konuşmak ne kadar ayıp geliyor. Ama...


Ağrıma gidiyor. Ağrıma gidiyor.

10 comments:

defneyleyasamak said...

Çoğu gitti azı kaldı be Yapıncak. Çok yakındır, çok...

Çağ said...

Merhaba Yapıncak,
Bence sistem anne bebek ilişkisini kıskanıyor:)) bende aynen senin gibi kızıma kendim bakıyorum.Çünkü Ayça'yı karnımda zor taşıdım 9 ay,her an kaybetme korkusuyla geçti ama bitti artık.Her kötü gecenin bir sabahı oluyor sadece sabret geçecek, zıp zıp koşacaksın arkasından bak gör...
Çağlayan & Ayça

Ben Ona Resmen Asigim said...

Geçti yapıncak dayan , anne kız artık hep kucak kucağa hep iç içe olacaksınız.

Gulfer said...

Off be canım! Kolay değil tabi.

Ama Allaha şükür ki bu geçici bir dönem. Sonrasında yine turp gibi Adakız'ın annesi olarak görev başında olacaksın. Şimdilik bu zorunlu tatilin keyfini çıkarmaya çalış. Böyle dedim diye de bana kızma sakın sayın Yapıncak hanım :-)

Elif said...

Merhaba Yapıncak,
Yaşadıklarına ancak çok yeni ortak oldum blgunuzu okudukça. Çok zor ama bu günler şimdi seni ve Ada'nı sınadı, ve başımızdan geçen her zor sınamanın sonunda olduğu gibi sizi daha güçlü ve bağlı olarak kaldığınız yerden devam etmeye çağırıyor. İçindeki bu çağrıdan daha güçlü bağırmaya çalışan olumsuz seslere kulağını kapa, güzel günlerin çağrısı çok cıvıltılı çoook...
sevgiler

annecik said...

ALLAH sabır versin gözün onundeyken bile kucaklayamamak ne zordur kim bilir az bir zaman daha yapıncak çok az bir zaman
ALLAH size hep kucak kucağa diz dize bir hayat versin sizi hiç bir şekilde ayrı yerlerde mekanlarda koymasın

sevgiler

Magissa said...

Kendinize haksızlık etmeyin, çok büyük badirelerdi o atlattıklarınız, elinizde olan, seçiminiz olan birşey değildi. Bence Ada da anlayacak büyüdüğü zaman.

Kim bilir uzaktan davul çalmamız ne kadar sinirinize dokunuyordur - ama ne olur üzmeyin kendinizi, bütün bunlar da geçecek, aynen önceki zorluklar gibi.

KEO said...

Hem bana "takılıp kalma" diyorsun hem de bak şu yazdıklarına:)Sen olayı atlatalı çok oldu aslında şimdi yeniden nerden çıktı bu yazı bakalım hımm??Hem zaten sayılı gün çook çabuk geçer şu birkaç ay ne çabuk geçecek kızını alacaksın kollarına.Bak benim koccaa 6 aylık ücretsiz izmin nasıl da bitiverdi çabucak:(

siyap said...

okuduğumda çok üzülmüştüm,yorum bile bırakamamıştım ama artık güzel geçen bir ameliyatın ardından güzel günler sizi bekliyor.çok az bir zaman kaldı ada kızı doya doya kucaklamaya...
çok zor ve haddime mi biliyorum ama güçlü olman gerek demek geliyor sadece içimden...
sevgileeer...

NAZLI said...

merhaba bloğunuzu yeni keşvettim ve bütün yazıları duygularınızı paylaşarak okudum.Çok kötü günler geçirmişsiniz ama bitmiş biraz daha sabır gerek sadece adacıkla seneye yazın çimenlerde yuvarlanacak denizde kulaç atacaksınız :))