Monday, December 28, 2009

Kutlamalar Zamanı


Bir hız, bir fırtına. Gelenler, gidenler; partiler, yemekler; şehirler, mekanlar; kavuşanlar, ayrılanlar...

Atlamak olmaz. O zaman başlayalım anlatmaya. Önce yakın-uzak'tan sevdiklerimiz geldi. Çok zaman rötarla. Ve sonunda! Sevindirdiler bizi, en çok da miniğimizi. Benim için de birkaç günlük ara oldu hayata. Ve sorumluluklara. Zira tam da Music Together'ın deneme dersleri haftası öncesine konumlanmıştı heyecanlı gelişleri. İyi ki geldiniz Leyla Abla, iyi ki geldin kızımın yeni arkadaşı Seval Abla'sı!

Sonra...


Sonra partiler başladı sırayla. İlk 'geleneksel' kutlamamız Ceyda'daydı. Biraz biraz önceden bu sene. Aman ne heyecan, ne azgınlık. Ada için tam bir bayram. Azdı, coştu, yedi, yuttu. Yaşasın festivaller zamanı! İkizlerle, halayla, Ceyda'yla, babinneyle, Eliane'la, Dorot'la, Şule'yle, oh oh çok çok eğlendi. Hepsine bu büyülü gün, harika hediyeler için teşekkürler. En çok da Ceyda'mıza...

Devam. Diğer parti de artık gelenekselleşen partilerdendi. Bu sefer İskender'lerin pek güzel, pek sıcak, güzel manzaralı yeni evlerindeydik. Saati bizim miniğe uymadığı için o uyuduktan sonra çıkmıştık evden. Evsahiplerinin Ada'yı görmeyince bizi neredeyse kapı dışarı etme(!) girişimleri ile karşılaşınca; anladık tabii özel davetlinin aslında Ada olduğunu. Bir dahaki sefere, bir dahaki sefere söz...

Sonra vurduk kendimizi yollara. Klasik: Ankara. Hiç yaratıcı değiliz, değil mi? Bu sefer karsız ve yumuşak bir hava. Gelir gelmez en büyük nüfuslu partiyle çalkalandık. 50+ diyeyim anlayın. Gönlü bol annem. Şen şakrak annem. Hayat dolu annem. Ve tabii yanında can arkadaşı, hayat yoldaşı, sohbeti keyif babam. Duygulu, duyarlı babam. Hayat dolu babam.

Tamam tamam gözyaşlarını silelim, devam edelim.

Aslında devamı da gözyaşı. Heyecanla karışık bu sefer. Yeni ufuklara, yeni hayatlara uçacak bu gece en miniğimiz ve en sevdiklerimiz. Kuzen Meltem'le Rabi, minnoşumuz Enis'le birlikte Kanada'da devam edecek hayatlarına. Her şeyin çok güzel olacağını biliyorum. Ama biraz üşüyecek, çokca çokca da özleyecekler. Çaresi var ama; dinlemediler işte. Gittiler. İyi yolculuklar size! Halahala emin ellerde biliyorsunuz, değil mi? Çok özleyeceğiz sizi. Çabuk dönün, e mi?

*

Yeni yıla kaldı, kaç gün?

Hem içinde, hem dışındayım bu hikayenin...

7 comments:

HaNdE... said...

nasıl da yoğun bir kutLAMA PROGRAMI BU BÖYLE....SÜPER BENCE! :))

elif ada said...

Ne güzel yeni yıla bir sürü kutlamayla başlıyorsunuz. Biz de mutlu ve sağlıklı bir yeni yıl diliyoruz. Herşey gönlünüzce olsun. Bir daha ki Ankara ziyaretinizde buluşmak üzere...
Sevgiler
Umur & Ada

hayal said...

Var ya Yapo, nasıl nasıl özledim.. Hem yazdıklarını okumayı hem seni dinlemeyi, hem de sana anlatmayı.. Uzuuun uzun.. Aynı şeyleri hissederek, birbirimizi anlayarak, sözümüzü keserek (aynı cümleyi yarıyarıya bölüşmek için- söyleyecek şeyimiz aynı olduğundan sırf) uzun uzun konuşmayı nasıl özledim...

Nurdan Gencturk said...

Heyecanlarınız, sürprizleriniz, eğlenceleriniz 2010'da da hep sizinle olsun... Sağlıkla, huzurla, bereketle, şansla, keyifle... e azcık para da olsa fena olmaz :)) mutlu yıllar

yapıncak said...

* Hande sağol, e koca bir yıl önümüzde tık tık kapıyı çalıyor, kutlayacağız tabii :))

* Umur, size de sağlıklı, mutlu yıllar :)) Buluşuruz, buluşuruz, ne güzel olur.

yapıncak said...

* hayal be şekerim be, daha güzel yazamazmışsın, al benden de o kadar, kelimesi kelimesine :)

yapıncak said...

* Nurdan ne güzel dilekler bunlar :))) Tüm dileklerinin gerçekleştiği harika bir yıl diliyorum ben de!