Tuesday, January 27, 2009

Adakızım On Sekiz Aylık

Bir buçuk yaşındasın bebeğim. Heyecanlı, minik bir çocuksun. Kendine has mimiklerin, davranışların, zevklerin, seçimlerin var. Bazı yönlerinle bizden olduğunu ilan ediyor, bazı yönlerinle büyüleyici, bambaşka bir varlık sergiliyorsun.

Her sabah senin sesinle güneş doğuyor hayatıma, her akşam uykuya geçişinle sessiz bir özlem başlıyor diğer sabaha dek sürecek. Kıpır kıpırsın. Bıcır bıcır. İçinde notalar, melodiler dans ediyor. Müzikle bir hamursun bebeğim.


Komiksin, seni seyredip duruyorum uzaktan uzaktan. Oyuncaklarla az vakit geçiriyor, kitapları sanki daha çok seviyorsun. Kitabını kendin seçiyor, sıkıldığın anda "bit-tiii" diyorsun. Sonra bir gayret koca göbeğini kaldırıp, biten kitabı yerine yerleştiriyor, yenisini seçiyorsun.

Derli toplusun. Yerde bulduğun minnacık bir iplik parçası bile olsa, "çöp çöp" deyip çöpün yolunu tutuyor; yere düşen bir küçük yastıktan, sehpanın üstündeki boş bir kupadan, dolabın kapısına sıkışmış bir kravattan rahatsız oluyorsun.

Çişi-kakayı tuvalete yapıyorsun. Çişe "kaka" (gerçi birkaç gündür doğrusunu buldun), kakaya "löp" diyorsun! Çişi arada kaçırdığın için hala bez takıyorsun ama tuvalet çıkışı, "hadi kanapeye" dendiğinde tıpış tıpış odandaki kanapeye gidip, üzerine tırmanıp sırtüstü yatıyor, yeni bez takılması için hazır durumda bekliyorsun. Diyorum ya, şaşırtıyorsun.

Uykuda yine bir meleksin. Uzun uzun uyuyor, güzel güzel büyüyorsun. Bu ay birkaç kez kabus görüp bizi korkutmuş olsan da, genelde mutlu uyuyor, mutlu uyanıyorsun.


Yeni ortamlarda temkinlisin. İlk beş-on dakika sana gözlemleme şansı verilirse şayet (ki anlıyorum ki bu zor bir durum), ortama kendi kendine girip, kendine yer açıyorsun. Bazen baş rol oynamayı (mesela aile ortamında seni destekleyen alkışlar ve müzikler eşliğinde şarkı söyleyip dans etmek), bazen ise gözden kaybolmayı (mesela kendi arkadaşlarınla birlikteyken herkesin oynadığının dışında bir şeylerle ilgilenmek) tercih edebiliyorsun.

Çoğu yaşıtın gibi henüz büyüklerle ilişkilerin, yaşıtlarınla ilişkilerinden daha iyi. Yaşıtlarınla grup ilişkisinden çok, kişisel ilişkil kurduğunda daha rahatsın.Gün geçtikçe iletişim becerilerin gelişiyor, paylaşmayı öğreniyorsun.

Bu aralar "anneci"sin. Ahh ne güzel bir duygu. Amaa... bazen bir dakika banyoya girmem, kısa bir telefon görüşmesi yapmam bile kızdırıyor seni. Olur da senin yanında başkasına bir şey anlatıyor olsam, en tizinden tepkini dile getiriyorsun. Bu aralar biraz sinirlisin.

Gevezesin, papağan gibisin. Her gün yeni birkaç kelimeyle şaşırtıyorsun bizi. Yüzündeki mimiklerle ise, anlatıyorsun tüm hikayeni.

Yemeği hala çok seviyorsun, yemeğe çağırıldığında en saf sevinç çığlıklarını atıyorsun. Yemek seçmiyor, doymak bilmiyor, e hafiften de ürkütüyorsun bebeğim.

*

Göbeklisin, yanaklısın; tatlısın canım kızım.
Duygulusun, sevgi dolusun, yaşama nedenimsin minik kuzum.
Seni çok seviyorum kocaman bebeğim...

23 comments:

Evrim Ozkan said...

yapincak ne guzel yazmissin. yorum yazmasi bile zor. resimler harika. zaman su gibi akip geciyor.

Demet said...

1,5 yaşı kutlu olsun minik Ada'nın güzel yanaklarından öpüyoruz :)
sevgiler
demet

Archi*Sugar (Esra) said...

Canim benim... tatli Ada... daha nice senelere... ailenle, mutlulukla...

gezicini said...

oo çok tatlı annesi.. maşallah!
sevgiler
gorki

Çakıl' Mom! said...

minik ada'nın bir buçuk yaşını kutlarım. Burdan beraber büyütmüş gibi izledik her evresini büyüyüşünün. teknolojiye şükretmek lazımbazen. Güzel ada'nin ömrünü neşeyle huzurla coşkuyla sağlıkla geçsin, sevgiler.

Burcu said...

Çok güzel anlatmışsın Ada'yı, 1,5 yaşını... Kutlu olsun..

ZAMANDAN SIZAN...KIYMET said...

Mutluluk dansları yap ömür boyu Ada bebek..

Nilsu'nun annesi said...

Ne büyük keyifle okudum. Okurken de kendi kızımı hayal ettim. Sevgiyle büyümek çok güzel. Burdan da kocaman sevgiler gönderiyorum Ada kızına.

Bu arada bizde de ciddi bir yemek problemi var. Yani çok iştahlı. Umarım ileride sorun olmaz:)

Rahsan Collyer said...

Maşallah Ada'ya, ne güzel herşey, umarım ömür boyu hep böyle gider... Tam Melek Bebek:) Sanırım benimki kitap bebek kategorisine giriyor, biraz uzman bir ele düşse çok kolay melek bebek olabilir-di. İştah ve uyku konusunda darısı başımıza diyorum. Zira ek gıdalar kabusu yaşamakta olan bir anne olarak biraz bunalmış haldeyim bu hafta. T.H'un beslenmeyi anlattığı bölüme atladım direk, sakin olmaya çalışıyorum.

Music together'a katılmak için can atıyorum atmasına da 6 ayın henüz biraz ufak olduğunu düşünüyorum ben açıkcası Yapıncak. Heleki bir rutin oturtmaya çalıştığımız şu dönemde uyku, yemek gibi temel ihtiyaçlarımızı adam etmemiz lazım önce. Seneye bu zamanlar ümit ediyorum ki bizler de Music Together'ın bir parçası oluruz:)

Hediye ve Gökçekız said...

Minik prenses..
Daha nice güzelliklerini ve hayatın akışını kulağına hoş gelen bir melodi tadında geçirmeni dilerim..Yankı, buradan da duyuluyor....:)))))Teknoloji..?
İyiki varsınız....
Gökçe'den ve benden kucak dolusu sevgiler ...Sağlıcakla kalın.

yapıncak said...

* Evrim ben de Berk'e inanamiyorum, guya en küçüğümüzdü, şimdi bakar mısın??

* Demet teşekkürler, sağlıkla büyüsün miniklerimiz!

* Esra'cığım sağol!!

* gezicini teşekkür ederiz!

yapıncak said...

* Çakıl's Mom teşekkürler! Gerçekten ben de teknolojiye şükrediyorum. Ne güzel sizleri, minikleri tanımak...

* Kıymet, ne güzel bir dilek bu böyle!

* Burcu sağol, bu sefer kızıma anlattım hislerimi...

yapıncak said...

* Nilsu'nun annesi desene bir sen anlarsın halimden :)) Biz de size sevgilerimizi gonderiyoruz.

* Rahşan anladığım kadarıyla kitabın bayağı içine girmişsin :)) Sabır ve bilinç diyor ya Tracy, devam... 6 ay usic Together için erken değil ama aile neyi uygun görüyorsa o doğrudur, nokta. Gelecek sene görüşürüz :))

* Sevgili Hediye, yine ne sıcacık bir yorum yazmışsın. Biz de Gökçekız'a ve sana sevgilerimizi gönderiyoruz.

Anonymous said...

Ben de Ada'yı ve seni seviyorum :)) Yaşasın o zaman. Bu arada bu yazıyı kopyalayıp direkt Lara Nur'a ithaf edebilirim, ne kadar benzemiş bu tontiler (tuvalet dışında ve de bez bağlama, bizde bez bağlanırken havayı tekmeliyoruz ), maşallah
Deniz

Hülya'nın Tuna'sı said...

hamileyken oğlumun yüzünün kime benzeyeceğini merak eder dururdum, şimdiyse karkterini merak ediyorum. ufak ufak sinyaller verse de henüz oğlum şöyledir böyledir diyemiyorum. umarım biz de senin gibi bu değişimlere tanıklık ederiz. mutlu 1,5 yaşlar. nice 2lere 2,5lara 3lere, sağlıcakla kalın

MoonSun said...

Anne olmak gercekten guzel bir duygu olmali :)) Her halleri cok guzel cocuklarin :)) Kocaman sevgiler ;)

Anonymous said...

prensesim,canımcım adacım.O negüzel yüz ve anlamlı bakışlar.Nasıl özlüyoruz seni ve şarkılarını.Hergece yatarken ertesi günü yenibir resim görmeyi umut edip mutlu oluyoruz.Hadi adacım beni bir öpermisin.

Anonymous said...

adacık ben semra teyze adımı yazmayı unuttum az önce seni çoooooooooooooook seviyorum.

KEO said...

tontiş Ada'ya maşallah kocaman abla oldu herşeyi ile harika bir bebek o, sevgiler, öpücükler

yapıncak said...

* Deniz, ah o tontiler, ah o tontiler :)

* Hülya, ne güzel bir şeye değinmişsin. Bana sorarsan hepsi bir karakterle doğuyor ama bir yaşından sonra sanki daha bir görünür oluyor her şey, şaşırtmaca azalmadan devam ediyor.

* MoonSun, ne diyorsun, harika bir duygu :))

yapıncak said...

* Semra Abla, Ada'nın ordaki şen şakrak günlerini unuttuğunu sanmıyorum. Daha çok resim koymak istiyorum ama artık öyle fıkır fıkır ki, resmini çekmek iyice zorlaştı. Öpüyoruz sizi :)

* Özgür evet, abla oldu abla. Hepsi harika bunların.

Tanya's said...

Yapıncak,

Ne güzel anlattın..nice kocaman yaşlara..

Anonymous said...

І'm amazed, I have to admit. Rarely do I come across a blog that's both equally еduсаtіve
аnԁ amuѕing, and without a dοubt, уou have
hit the nail on the heaԁ. The іѕѕue iѕ something that too feω folκs
are speaking intelligently about. Noω i'm very happy I stumbled across this in my search for something regarding this.

Also visit my web-site - seopressor version5 (https://pinterest.com/)