Tuesday, May 13, 2008

Yine Tracy, Hala Tracy

Tracy.

Bizim evde iki lafın biri Tracy. (Tracy "The Babywhisperer" / Tracy "The Hayatkurtarır"). "Bir kitap okudum hayatım değişti" hikayesi, bizde Tracy'nin hikayesi, ya da onun sayesinde bir küçük bebeğin gelişiminin.


Tracy'yle daha hamileyken tanıştım. Önerileri sayesinde bebeğimin dilini biraz olsun anlayabildiğimi düşünmeye başlamıştım, hem de bu dünyadaki ilk günlerinden itibaren. Doğumdan önce, kitabında verdiği tiyolarla kırk yıllık anne gibi karşılamıştım nerdeyse bebeğimi. Kitapta ne dediyse tutması, yazdıklarına olan ilgimi iyice arttırmıştı. Çok mu teknik gidiyorum, kitapla bebek yetiştirilir mi soruma; uykusunu iyi uyuyan, yemek sorunu olmayan huzurlu bir bebek cevap veriyordu.


En sonunda bir şekilde evde birikmiş olan diğer bebek bakım/eğitim/yetiştirme kitaplarını bir kenara atıp, sadece Tracy okumaya başladım. Önce küçük mavi kitabı (yeni baskıda ikisi de büyük galiba). Altı çizildi bir sürü şeyin. Tekrar tekrar okunmaktan sarı yaprakları iyice 'pörsüdü'. Tekrar tekrar okudum, döndüm yine okudum...

Sonra Ada 3 aylıkken hediye kimliğinde diğer kitabı geçiverdi elime -Hande'ciğim sağolsun. Büyük olan kitap. Büyük ve parlak ve kapsamlı. Detaylı olan. Ve ben göreve başladım. Misyon insanıyım ya (!), sekmeden dediklerini uyguladım Tracy'nin -bir yazara güvenmeye gör. Her şey şaşırttı bizi. 3 aylıktan itibaren net bir rutini olan, geceleri hiç uyanmayan, gündüzleri belirli saatlerde uyuyan, yiyen, oynayan, huzurlu bir bebeğimiz oldu.

Hemen her gün bizim evden "aman sus, çok şükür" lafları eksilmez oldu. "Ne kadınmış, nur içinde yatsın" duaları gitti kadıncağızın ruhuna.


Bugün uzun aradan sonra bir daha aldım kitabı elime, büyük parlak olanı. Bu sefer 'tuvalet eğitimi'ne yoğunlaşmak üzere. Ayşegül'e oğluna başlattığı tuvalet eğitimi ile ilgili Tracy'nin kitabındaki görüşleri iletme sözüm üzerine. Okudum, öğrendim.

Dedim sonra, hadi bloga da yazayım, uyku "ı-ıhh" dedi.
"Yazma, uyu". "Yarın yazarsın, aklın başındayken".

Çok uykum vardı, Tracy'nin uykumda ne işi vardı. "Tamam" dedim..

3 comments:

pinarbk said...

Tracy tuvalet konusunda ne diyor merak ettim.

Bebeğin sakinliği tamamen senin olaya/bebeğe yaklaşımınla alakalı. Çok panikleyen, soğukkanlılığını kaybeden, depresyona giren arkadaşlarımın çok huzursuz çocukları oldu.Sen iç huzurunu Ada'ya yansıtmışsın, o'ndan sana geri dönmüş. bebekler aynamız gibi. Biz nasılsak onlar da öyle. Ada'yı yakından da gördüğüm için bunu çok rahat söyleyebiliyorum.

yapıncak said...

Kesinlikle öyle. Soğukkanlı olmak kilit kelime. Zaten kitapta hangi tip ebeveynin bu işi yapabileceği veya hangisinin yapamayacağı da yazıyor.

Doğru. Sabır ve soğukkanlılık sayesinde Ada'yı gerçekten izleme ve tanıma şansım oldu. Böylece de çok kişiye zor gelebilecek önerileri uygulayabildik ve işimize yaradığını gördük. Yoksa çok da kolay değil, bu doğru.

Mine said...

pinarbk'nin yazdiklarina cani gonulden katiliyorum. ayni seyi ben de kendimde ve butun arkadaslarimda tanik oldum. hepimiz vaktimizi, enerjimizi bebeklerimize ayirabilen, ayirmayi tercih eden anneler olarak cok huzurlu, cok uyumlu, sakin bebeklere sahibiz. evet bu bir tesaduf degil! tabii ki ilerki yaslarda karakterleri gelisecek, belki genlerin etkisi ortaya cikacak ama daha minicikken ki huzurlari tamamen evdeki ortama, annenin enerjisine bagli.