Friday, March 7, 2008

Dantel Hayatlar

Bugün Kadınlar Günü. Hayatımdaki en özel kadınlara; anneme, anneanneme ve minik kızıma kucak dolusu sevgiler. Bir kaç yıl önce kaybettiğim sevgili babaannemi de hasretle anıyorum.


Ve bir de yazı yazıyorum.
Bu yazı taraflı bir yazıdır. Hissedeceksiniz. Ama n'apabilirim?

Hızlı giriş: Evlenmeden önce kadınlarla erkeklerin eşit olduğunu savunurdum, kaplancasına. Fark sadece fiziksel farktı bana göre. Yani bir erkek, koca bir bavulu kadından daha kolay taşırdı (Biliyorum tamam, onu bile yapamayan var). O kadar. Şu kadınlar şöyledir, erkekler böyledir meselesine de hiç girmezdim. Kız kıza, kadın kadına konuşmaları da sevmezdim (tuhaftım). Zaten çoğu arkadaşım erkekti.


Evlendim, değiştim. Çocuk sahibi oldum, tanınmaz hale geldim. Biliyorum artık, arada dağlar kadar fark var. Çünkü... Bizim yaşadığımız dantel hayatlar. İnce, ayrıntılı, estetik, özen dolu; dahası da var, kolalı, lavantalı; nesilden nesile geçmenin sorumluluğunda. Duyarlı. Hisli. Duygulu.

Bazen de işte yaralarımızı dantelle kapatıyor, eciş bücüş taşları dantelle sarmaya çabalıyoruz; ucube şekiller oluşturuyoruz hayatta.

Uzun lafın kısası, diyeceğim odur ki; hayatı kadınca yaşamanın güzelliğini, onurunu çok geç fark ettim. Gün mün palavra, kutlu olsun o başka. Dantel kadınlara, dantel hayatlara sevgiler. Biz olmasak çok sıkıcı olurdu bu dünya. Farkındalar mı acaba?

2 comments:

ayşegül said...

ben zaten sizin içinizde ki o derin denizlerin sonunda böyle bir adaya varacağınızı biliyordum aslında:)Görüşemediğimiz onca zamanın size bu kadar büyük mutluluklarla eşlik etmesi ben çok mutlu etti...Bizim bu ankara karasallığımızı belki birgün güzel gözlü adayı getirerek bi nebze de olsa unutturursunuz:)hayat size hep mutluluk olarak dönsün...adakızı kokluyorum en süt kokulu yerlerinden :))

Ada'nın annesi said...

Ayşegül'cüğüm, pek şiirsel yazmışsın, e tabii bu şiirsel yazının üstüne ancak böyle olur :) Sağol, gerçekten. Bu arada Ada yakında Ankara'da, görüşmek üzere!