Şu link'te tuvalet eğitimi ile ilgili Tracy'nin önerilerini kısaca anlamıştım.
Ada 9 aylıktı ve ben kitapta verilen checklist'e bakarak hazır olabileceğine kanaat getirmiştim. Ancak kendimde gerekli enerjiyi görmediğim için, eğitime biraz geç başladım (11 aylıktı). Aslında Tracy bebeğin sadece oturuyor olmasını bile yeterli buluyor. Anahtar kelime yine "rutin". Bu sefer tuvaleti rutine ekledik.
Ada'nın 3 aylıktan itibaren çok net bir rutini var. Uyku, aktivite ve yemek saatleri belli. Bebeğin rutini varsa, bu rutine yeni bir heyecan eklemek de kolay oluyor. Reçete belli. Uyanır uyanmaz tuvalet ve her öğünden 20 dakika sonra (9-15 aylık bebekler için bu süre; büyüdükçe süre artıyor) tuvalet. Hiç biri 5 dakikayı aşmamak şartıyla. Yaparsa yapacak, yapmazsa kalkacak. Önemli olan alışkanlığı kazandırmak.
Şimdi ilginç şeyi söyleyeceğim: Başladığımız gün oldu bitti her şey (24 haziran). İlk oturuşta çiş-kaka yaptı ve o günden beri 2 kez dışında kakasını bezine yapmadı -biri ben hastanedeyken. Tuvalete gitmek, klozete oturmak hayatına heyecan kattı -gerçekten. Hatta ilk alkışı da orda yaptı. Şimdi her kaka çiş yaptığında alkış yapıyor. Nerdeyse tuvalete oturduğu an patır patır görevini yapmaya başlıyor. Şaşmıyorum desem yalan olur.
Bence önceden net bir rutinin olması ve bu işe başlamadan uzunca bir süre benimle tuvalete girmesi ve küçücükken çiş-kaka-tuvalet ilişkisini bu şekilde kurması en büyük etken. Sonuçta hem anneyi taklit ediyor, hem onu mutlu ediyor. Bu yaşa özgü iki özellik. 18 ay sonrası bu özellikler yerini isyan ve redde bırakıyor. Bu bakımdan erken eğitimin kolaylıklarının daha fazla olduğuna inanıyorum.
Evet fiziksel olarak popo kasları henüz gelişmiyor. Bir yaş civarı tam olarak geliştiği söyleniyor. İşte Tracy bu geçiş dönemini bebeğin bizzat, tuvalette farkına vararak yaşaması gerektiğini söylüyor. Bu da gayet mantıklı.
Bazen çiş kazaları yaşıyoruz, çünkü yaz mevsimi, düzensiz ve sürekli su içiyor. Aslında biraz daha gözlemci olup, bu konuyu da halletmek kolay ama benim ameliyat araya girdiği için, o noktada biraz zayıfız. Yani kafasına bardağını dikip bol bol su içerse, o andan 20 dakika sonra da tuvalete oturtmak gerek. Bu hafta bu konuda biraz gözlem yapmak istiyorum. Bakalım gelişme olacak mı?
Zamanla işin daha da kolaylaşacağını zannediyorum. Çişini söyleyecek bir kere -umuyorum. Ama bu saatler bile "cuk" oturmuş durumda bizim için, söylemesine gerek kalmadan iş halloluyor. Gerçi biraz erken gelirse kakası "koko" diyerek haber de veriyor.
Biz böyle yaşadık. Yani günde sadece 5 kere tuvalete oturtuyoruz ve sadece 5 dakika bekliyoruz. Günde 1 kere, bazen 2 kere hiç bir şey yapmadan kalkıyor. Günde 2 veya 3 kere çiş-kaka, diğerlerinde de çiş yapıyor. Gece maalesef henüz tam kuru kalktığı günler diğer günlerden az. Sabaha karşı yaptığını sanıyorum. Buna da Tracy'nin önerisi, yatmadan birkaç saat önce çok sıvı vermekten kaçınmak. 7'de uyuyorsa, 3.30'dan sonra su vermezseniz geceyi kuru geçirir diyor. Ben yaz mevsimi olduğu için bu öneriye uymuyorum.
Tracy, bu konuda daha esnek yazıyor aslında. Ben burda çok teknik yazdım farkındayım. Aslında hiç bir şey zorlamayla gerçekleşmiyor. Dediğim gibi bu iş Ada için yeni bir eğlence olarak başladı ve öyle devam ediyor. Bizim işimize yaradı. Belki başkalarının da yarar.
Belki de yaramaz tabii. Hep dediğim gibi, her ailenin kendi seçimi, kendi ihtiyaçları, kendi inanışlarıyla ilgili bir konu. Ben bu kitaptaki her şey hayatımızı kolaylaştırdığı ve Ada'yı da huzurlu bir bebek yaptığı için; bu konuda da ilk bu kitaptaki önerilerden faydalanmak istedim. Ve yine tuttu...
Tracy 9-15, 16-23, 23 ve sonrası aylar olarak gruplara ayırıyor tuvalet eğitimini. Ve her biri için farklı öneriler sunuyor. Ben 9-15'i anlattım. Daha sonraki gönderilerde diğer aylarla ilgili önerilerinden de bahsederim. 9-15 aylıklar için önerileri net ve kolay anlaşılır. Diğer aylar için bu kadar net önerilerde bulunmuyor. Daha çok problem çözücülük kimliğiyle yardımcı olmaya çalışıyor.
Ada 9 aylıktı ve ben kitapta verilen checklist'e bakarak hazır olabileceğine kanaat getirmiştim. Ancak kendimde gerekli enerjiyi görmediğim için, eğitime biraz geç başladım (11 aylıktı). Aslında Tracy bebeğin sadece oturuyor olmasını bile yeterli buluyor. Anahtar kelime yine "rutin". Bu sefer tuvaleti rutine ekledik.
Ada'nın 3 aylıktan itibaren çok net bir rutini var. Uyku, aktivite ve yemek saatleri belli. Bebeğin rutini varsa, bu rutine yeni bir heyecan eklemek de kolay oluyor. Reçete belli. Uyanır uyanmaz tuvalet ve her öğünden 20 dakika sonra (9-15 aylık bebekler için bu süre; büyüdükçe süre artıyor) tuvalet. Hiç biri 5 dakikayı aşmamak şartıyla. Yaparsa yapacak, yapmazsa kalkacak. Önemli olan alışkanlığı kazandırmak.
Şimdi ilginç şeyi söyleyeceğim: Başladığımız gün oldu bitti her şey (24 haziran). İlk oturuşta çiş-kaka yaptı ve o günden beri 2 kez dışında kakasını bezine yapmadı -biri ben hastanedeyken. Tuvalete gitmek, klozete oturmak hayatına heyecan kattı -gerçekten. Hatta ilk alkışı da orda yaptı. Şimdi her kaka çiş yaptığında alkış yapıyor. Nerdeyse tuvalete oturduğu an patır patır görevini yapmaya başlıyor. Şaşmıyorum desem yalan olur.
Bence önceden net bir rutinin olması ve bu işe başlamadan uzunca bir süre benimle tuvalete girmesi ve küçücükken çiş-kaka-tuvalet ilişkisini bu şekilde kurması en büyük etken. Sonuçta hem anneyi taklit ediyor, hem onu mutlu ediyor. Bu yaşa özgü iki özellik. 18 ay sonrası bu özellikler yerini isyan ve redde bırakıyor. Bu bakımdan erken eğitimin kolaylıklarının daha fazla olduğuna inanıyorum.
Evet fiziksel olarak popo kasları henüz gelişmiyor. Bir yaş civarı tam olarak geliştiği söyleniyor. İşte Tracy bu geçiş dönemini bebeğin bizzat, tuvalette farkına vararak yaşaması gerektiğini söylüyor. Bu da gayet mantıklı.
Bazen çiş kazaları yaşıyoruz, çünkü yaz mevsimi, düzensiz ve sürekli su içiyor. Aslında biraz daha gözlemci olup, bu konuyu da halletmek kolay ama benim ameliyat araya girdiği için, o noktada biraz zayıfız. Yani kafasına bardağını dikip bol bol su içerse, o andan 20 dakika sonra da tuvalete oturtmak gerek. Bu hafta bu konuda biraz gözlem yapmak istiyorum. Bakalım gelişme olacak mı?
Zamanla işin daha da kolaylaşacağını zannediyorum. Çişini söyleyecek bir kere -umuyorum. Ama bu saatler bile "cuk" oturmuş durumda bizim için, söylemesine gerek kalmadan iş halloluyor. Gerçi biraz erken gelirse kakası "koko" diyerek haber de veriyor.
Biz böyle yaşadık. Yani günde sadece 5 kere tuvalete oturtuyoruz ve sadece 5 dakika bekliyoruz. Günde 1 kere, bazen 2 kere hiç bir şey yapmadan kalkıyor. Günde 2 veya 3 kere çiş-kaka, diğerlerinde de çiş yapıyor. Gece maalesef henüz tam kuru kalktığı günler diğer günlerden az. Sabaha karşı yaptığını sanıyorum. Buna da Tracy'nin önerisi, yatmadan birkaç saat önce çok sıvı vermekten kaçınmak. 7'de uyuyorsa, 3.30'dan sonra su vermezseniz geceyi kuru geçirir diyor. Ben yaz mevsimi olduğu için bu öneriye uymuyorum.
Tracy, bu konuda daha esnek yazıyor aslında. Ben burda çok teknik yazdım farkındayım. Aslında hiç bir şey zorlamayla gerçekleşmiyor. Dediğim gibi bu iş Ada için yeni bir eğlence olarak başladı ve öyle devam ediyor. Bizim işimize yaradı. Belki başkalarının da yarar.
Belki de yaramaz tabii. Hep dediğim gibi, her ailenin kendi seçimi, kendi ihtiyaçları, kendi inanışlarıyla ilgili bir konu. Ben bu kitaptaki her şey hayatımızı kolaylaştırdığı ve Ada'yı da huzurlu bir bebek yaptığı için; bu konuda da ilk bu kitaptaki önerilerden faydalanmak istedim. Ve yine tuttu...
Tracy 9-15, 16-23, 23 ve sonrası aylar olarak gruplara ayırıyor tuvalet eğitimini. Ve her biri için farklı öneriler sunuyor. Ben 9-15'i anlattım. Daha sonraki gönderilerde diğer aylarla ilgili önerilerinden de bahsederim. 9-15 aylıklar için önerileri net ve kolay anlaşılır. Diğer aylar için bu kadar net önerilerde bulunmuyor. Daha çok problem çözücülük kimliğiyle yardımcı olmaya çalışıyor.
Bazı konular bazı bebekler için heyecan verici. Bizimki koskoca bir yaşında bebek fakat henüz yürümüyor mesela. O da tuvalet konusunda erkenci davrandı. Hiç bir şey için geç veya erken değil. Hepsi bir konuda erkenci, bir konuda geççi. Önemli olan anne-baba olarak bunu normal karşılamak ve bebeği desteklemek. Hiç bir zaman da "gerilmemek". Çünkü bebeğe en çabuk yansıyan olumsuz duygu bu.
Onun için ancak anne-baba tam olarak hazırsa bu işe girişmeli. Ve oyunu bozup yeniden başlamanın, olmadı yeniden başlamanın en kötü şey olduğunun farkında olmalı. Hangi sistem olursa olsun istikrarlı olmak en önemlisi. Yoksa miniklerin kafası gerçekten çok karışıyor. Onların en sevdiği şey tekrar ve önlerini görebilmek.
Peki şimdi biz bu işi 'tam olarak' hallettik mi? Hayır. Hala bazı kazalar oluyor çünkü. Ama çok rahatladık. Bir önceki yazıma gelen yorumlarda bu konunun ilgi çektiğini gördüm. Ayrıntılar kitapta.
Onun için ancak anne-baba tam olarak hazırsa bu işe girişmeli. Ve oyunu bozup yeniden başlamanın, olmadı yeniden başlamanın en kötü şey olduğunun farkında olmalı. Hangi sistem olursa olsun istikrarlı olmak en önemlisi. Yoksa miniklerin kafası gerçekten çok karışıyor. Onların en sevdiği şey tekrar ve önlerini görebilmek.
Peki şimdi biz bu işi 'tam olarak' hallettik mi? Hayır. Hala bazı kazalar oluyor çünkü. Ama çok rahatladık. Bir önceki yazıma gelen yorumlarda bu konunun ilgi çektiğini gördüm. Ayrıntılar kitapta.


