Monday, May 11, 2009

Günü yakalamak için, geçmişi atlamamak gerekir.
Sanki...

Birkaç güzelliği kaydetmek gerek o zaman. Ankara'da karşılaştığımız ilk bahar ışıltılarını, kokularını atlamak olmaz mesela.

21 Nisan'da Ada, üst baş çamur içinde, üst baş sırıl sıklam. Çamura ve suya teslim ilk mutuluğun sevinç nidalarını yakalayamadım zamanında. Ama sonrası aşağıda:

video

Not: Yo, hasta olmadı, üstüne 1 Mayıs'ta Caddebostan Plajı'nda tam anlamıyla baştan aşağı denize daldığında da bir şeycik olmadı! Şöyle refleksle hiç değilse soğuk sudan bir ürperir, bir ayağını kaçırır iki saniye diyordum. Ama hayır. Tabii, böyle anlattığıma bakmayın, o hasta olmadı da biz birkaç gazeteye manşet olmuş olabiliriz, kaygısız anne-babalar diye! Gurur duymuyorum ama ona göre! Babayla kavgadaydım teslim olup üstünü başını çıkarırken...

Aaa, bir de Hayvanat Bahçesi maceramız oldu Ankara'da. Fırtınalararası etkinlikler koşuşturmacasında. Yarına artık, tembellik yok!

10 comments:

Mine said...

suyla oynamaya Eren de bayiliyor! herhalde butun cocuklar ki Eren'in yuvasinda disariya ici su dolu bir kuvet koyuyorlar ve icine bazi objeler atiyorlar oynasinlar diye. gecen gun de hava 35 derece falandi, ellerine spreyler vermisler ici su dolu sikmislar hep etrafa birbirlerine, artik hepsi mest herhalde. tabii ki yuvada ici esya dolu bir kutusu var ve hemen hemen her gun eve sabah giydiginden baska bir kiyafetle geri geliyor. evde de utu icin kullandigim spreyle oynamak istiyor ama oynama alanlari kisitli.

bu arada videoda nefes nefesi duydugumuz sen misin? kalbin mi?

banu said...

bende bu mevsimde Ankara'da bahçede çocuğunun ıslanmasına göz yuman tek deli benim sanıyordum. Eşime izlettim biraz önce "aa tek biz değilmişiz" dedi :) bu arada Mira da hasta olmadı...
nasıl da mutlu Ada, çok çok tatlı :)

Zamandan Sızan...KIYMET said...

Ne heyecan verici bir kız bu..izlemelere doyamıyorum.
:)

Nilsu'nun annesi said...

Nasıl mutlu, nasıl keyifli:) Başka bir dünyada sanki o sırada... Yapmadım ama fırsatım olsa ben de yapardım böyle bir delilik:) Tabii bana göre hiç delilik değil de o ayrı mesele:)

yapıncak said...

* Mine evet su kurtarıcı, bizimki de anlaşıldığı gibi saatler geçirebilir suda.

Nefes sesine gelince, haha deşmeyin edim yakalandım anlaşılan. Benim evet, ama şimdi daha iyiyim.

yapıncak said...

* Banu evet oh iyi yapıyoruz değil mi? :) Mira'yı öpüyorum.

yapıncak said...

. Nilsu'nun annesi, zaten işe delilik yaparım diye çıkmıyorsun. Bir bakıyorsun o sahnedesin :)

Gül said...

ama ne cok egleniyor ya.. ayrıca o bahce, o guzellik icinde insanın aklına baska ne gelir ki: yalınayak dolasmak ve cıbıl cıbıl ıslanmak...

Nurdan Gencturk said...

Süpersin Ada!!!

yapıncak said...

* Gül evet, tekrar Ankara'yı bulalım, sıra bende!!

* Nurdan :))