Saturday, January 31, 2009

Atlıkarınca




Eski bir masal. Işıltılı, görkemli, gizemli -evet hem görkemli, hem gizemli; müzik kutusundan çıkma melodiler eşliğinde, renkli, parlak, sihirli... Atlıkarınca. O zamanlar benim için en büyük olay, hangi ata bineceğime bir türlü karar verememek olurdu.

İnsan küçükken neyse o, o zaman da çok kararsızdım, hala öyle. Bir şeylere karar verene kadar hayat geçiyor biliyorum. Ama insan değişmiyor işte...

Atlı karınca küçüklüğümün rüyasıydı. Uzun zaman sahiplendim bu rüyayı, küçüğümün de rüyası yaptım, iyi mi? Ondan izin bile almadan hem de. Aynı ilk kar gibi, bundan da büyüleneceğini düşündüm. Büyülenmedi. Ama anlamadı da... Belki bu tip ilk karşılaşma heyecanları için hala çok küçük, bilmiyorum.

Yine de...

Mutluydum o gün. Sihirli müzik eşlik etmiyordu, masaldan kaçmış rengarenk atlar dans ederken pamuk helva da yoktu elimizde; hatta hava buzzz gibiydi. Ama Hande'yle Mehmet'le beraberdik. Soğuk da olsa güneşin gözümüzü kamaştırdığı ışıltılı bir gündü. Sonraaa Mehmet'in coşkusu görülmeye değerdi. Bizimkininse şaşkınlığı.

Bizimki coşkusunu bilin bakalım nerde gösterdi o gün?? Haha... Söylememe gerek yok biliyorum.

Ne iyi oldu gittik Hande. Fotoğraflar için teşekkürler! Biraz rötarlı oldu ama buraya kaydetmesem olmazdı.

* atlıkarınca, tdk.gov.tr'ye baktım, bilmiyordum, birleşik yazılırmış.

8 comments:

Nilsu'nun annesi said...

Biraz daha büyüsün sever mutlaka annesi:) Sevilmez mi atlıkarınca... Sanırım coşku=yemek durumu yaşandı:)Ama kıyamam ben onun coşkusuna:)))))

banu said...

Bu dönemlerde gerçekten keyif alıp almadıklarını anlamak zor gibi...
Mira'cımın da çok keyif alabileceğini düşündüğüm bazı yerlerde donup kalması beni de şaşırtıyor. Bazen saatler sonra geliyor keyfi yerine, bazen de tesadüfen yapılan bir kaç denemeden sonra...
Bence önce tüm ciddiyetleri ile gözlemliyorlar. her ayrıntı önemli onlar için... sonra tadını çıkartıyorlar...
Düşünüyorumda belki de biz yetişkin gözlerimizle bakmaktan kurtaramıyoruz kendimizi...
Sevgiler,

yapıncak said...

* Nilsu'nun annesi, doğru tahmin :))

yapıncak said...

* Banu, kesinlikle doğru söylüyorsun, önce inceleme, gözlem. Bu her şeyde böyle.

Hatta senin bu yorumun üzerine, o beni çok etkileyen atlıkarıncalara ilk ne zaman bindiğimi düşündüm ve hatırlayamadım. Hatırladığım sahne 10'lu yaşlarıma aitti!!

Anonymous said...

yapom,bencede ben nerdeyim ve ne yapıyorum bakışları var.annesi çok mutlu,kendisi şaşkın.Arkadaşına katılıyorum.Sanırım bazan anneler kendilerini tatnin ediyor.İnan küçüktü,ben oyuncak aldığımda arkadaşım bana kendine mi aldın demişti.Yinede herşeyi anlayıp ta tamam diyen adaya bu olmamış.Canımcım 50 yaşından sonra teknolojik olunca yazışmamda hata çok yapıyorum affola.öpüyorum semra abla

zülalin dünyası said...

Merhaba ,bloğunuzu ilk olarak internette T.H.kitabını ararken buldum .Tam da o dönemde çeviriniz bitmişti. İlk sipariş verip alanlardan biri oldum ve itiraf etmeliyim ki başlangıçta zor olsada rutini oluşturmak uyku problemlerimize ilaç gibi geldi.Çok teşekkürler.yazınıza gelince 5. ayını dolduracak olan kızım dün ana kucağındayken dişlerimi fırçalamaya başladığımda beni inanamaz gözlerle seyretti.Hatta babasına verip ağzımı durularken bile gözlerini ayıramadı. Çocuklar çok farklı şeylere çok değişik tepkiler veriyorlar. Hem Ada'nın yemekleri sevmesi çok güzel:)Benim gibi yemeyen bir çocuk annesi olunca insan içilmeyen sütlerini dökerken ağlıyor bile...

Burcak said...

Yapocuum,
Fotolar yine super! Ben baska bir seye daha takildim: Ben de cocuklugumdan beri ve hala da had safhada kararsiz bir insanim ve bir ortak yonumuzu daha yeni ogrenip cok mutlu oldum (her ne kadar bahsettigimiz huy pek fena olup insani cogu zaman cok yorsa da!beni sen anlarsin:) ) Ben sadece terazi burcunu boyle bilirdim ama demek ikizler de oyleymis.Zaten Serkanla bisey alirken ya da yaparken cok zor ilerleme kaydederiz,hmmm!demek o yuzdenmis:) Optum ikinizi de,ufak olaninizi yedim azicik da tombik yanaklardan!

Anonymous said...

Yapıncak aynı hevesle Lara'yı şu jetonlu uçak ve fincana bindirdik ve o da aynı arkadaşı gibi şaşkın baktı. Çünküü unutma ki bunlar temkinli çocuklar, sağlamcılar, ilk defada iyice araştırıp tartıyorlar ciddi ciddi, belki ikinci defada keyifli kahkahalar duyarız

bu arada bizim yeni takıntımız anne yemek veya başka bir şey pişiriyorsa içeri gidip babaya mamaaa mama deyip annenin yanına gelip mama? (bu kez soru anlamında) demek ve yemek saatiyse sevinçle babayı çağırıp mamaaa (bu kez gel de yedir be adam manasında) :))

ben ona Sonradan Gurme Lara Nur diyorum artık :P

Deniz