Saturday, December 13, 2008

Kilise, Tekirdağ, Sydney, Çapa

Harika bir mekan, büyüleyici akustik, güzel bir ses. Müzik paylaşıldıkça güzel.

İlk kaçamak yolculuk. Adakız'la. Tekirdağ'a. Büyükdayılar, can akrabalar, yaşıt küçük kuzen Batu. Akrabalık birlikte olunca daha hissedilir.

Dünyanın bize en uzak noktasında. Anne ve baba. Yaşlılık -siliyorum- orta yaşlılık, gezdikçe eğlenceli, gezdikçe renkli.

Hastanede, yoğun bakımda. Kızı, oğlu yanında. İkinci şansında aşkını, doğru adamı bulan eşi yanında. En tedirgin bekleyişte. Nefes aldığın sürece hayat...
*

Daha çok çalacağım.
Daha çok görüşecekler.
Daha çok gezecekler.
Yaşayacak...

4 comments:

cAg said...

İlk 3 süpeeer, mutlu oldum senin adına, Çapa için acil şifalar en kısa zamanda...
Öptüm

deniz said...

iyi yapmışsınız gezmekle, dünyanın en ucunda da olsalar mutlu olsunlar, huzurlu olsunlar, hastalara acil şifalar olsun
ve de geçmiş bayramınız kutlu olsun

Deniz

pinarbk said...

Kilise, süperdi...
Tekirdağ'ın her köşe başından deniz gören sokakları geldi gözümün önüne.Güzel yer bizim memleketimiz...
Sydney'dekilerle Allah kavuştursun, bize de kısmet etsin. daha erken bir gençlikte...
Çapa'ya geçmiş oldun. Tez vakitte sağlığına kavuşsun...

yapıncak said...

Çağlayan, Deniz, Pınar, sağolun!
*Konser...yıllar geçmiş gibi geride kaldı, garip.
*Tekirdağ ise kısa geldi, şimdi biraz buruk hatırlıyorum, güzel bayram gününde Ali Abi'nin gülen yüzü hep aklımda.
*Annemleri bu sefer inanılmaz çok özledim, başka şehirde olsalar da konuşabilmek ne büyük nimetmiş.
*Ali Abi...hala komada, gerçi birkaç hareketi sevindirdi bizi ama ameliyata bile alınamıyor henüz, iyi haberlerini bekliyoruz.