Wednesday, December 3, 2008

Ada Music Together'da


Eğitmen: Yapıncak Okyar


SALON SANAT MUSIC TOGETHER 4 yaşında! Güncelleme: 2012

4 yıl önce Türkiye'deki ilk Music Together olarak bebeklerimiz ve çocuklarımızla buluşmaya başladık. 4 yılda yüzlerce aileyle buluştuk, deneyim kazandık, İstanbul'dan Ankara'ya ulaştık. Salon Sanat Music Together'ı bitiren çocuklarımız piyanomini'ye sonra bireysel piyano derslerine başladılar, hatta ilk konserlerini verdiler! Yolculuğumuza katılıp, müzikle büyüyen miniklerimize teşekkür ve sevgilerimle...

Aşağıda yıllar önce yazdığım blog yazımı okurken eklemek istedim işte...

.................................................................

Blogları dolaşırken, Ayça'nın sürpriz yazısı ile karşılaştım, sevindim. Dersimize ait gözlemlerini yazmış. Takibedenler çok iyi biliyordur, nerde, nasıl başladı Salon Sanat Music Together hikayemiz, ne noktada sekteye uğradı, ne zaman kapılarını açtı... Bunları hep yazdım. Günümüzdü, anımızdı, günlüğümüzdü.

Öyle de oldu, derslerimiz başladı. Artık tek başıma değilim, anne-babalarımla beraber şarkılar söylüyorum; sadece Ada değil, tüm çocuklarım hareketleri ile, enstürmanları ile eşlik ediyor şarkılarımıza.

Şimdi... laf bu tesadüfle buraya gelmişken, iş kısmından değil Ada kısmından değinmek istiyorum birkaç şeye:

Birincisi; evet Tracy kitabına rakip geldi: Music Together!! Bu şaşmıyor, Ayça da söylemiş, diğer velilerim de söyledi. Ders sonrası uzuuun bir uyku çekiyor minikler. Müjdedir, duyurulur. Ada tartışmasız her dersten sonra rekor öğle uykuları uyuyor.
İkincisi; Ada kıskanıyor! Yeni bir duygu bizim için. Canım kızım evde kendine özel her daim hazır nazır müzik annesi, derste başka başka çocuklara şarkıları söyleyince, şaşırıp kalıyor. Çok kucak sevmezken, kucağıma tırmanmak istiyor, bense "rehber"im ya... olmuyor, olamıyor. Derse ara verip, gönlünü alamıyorum miniğimin, içim cızzz ediyor. Ama evde telafi ediyoruz, bıkmıyoruz dans ediyoruz, bıkmıyoruz şarkı söylüyoruz, cancana kucak kucağa...

Sonuncusu; "iş bu" diyoruz ama işimizi seviyoruz ve çok eğleniyoruz.

Ana-kız.Yani diyorum ya, yazmadan olmuyor işte, istediğin kadar karar ver.

9 comments:

cAg said...

Kıskanması aslında çok güzel Yapıncak, algı yeteneği iyice gelişmiş.Ayyy paylaşamazmış annesini Adacık,resimlerde bayağı büyümüş özgürkız...
Öptüm

AycA said...

Yapıncak valla 3 saat :) şaka gibi :))
yolu bahane etmeyip galiba gelmeyi düşünüyprum bakalım nasıl ayarlayacağım
Ada şimdi kıskanıyor olabilir ama zamanla alışacaktır diye düşünüyprum..
Sen yazmayı durdurma ben çok keyif alıyorum seni okurken.. hatta artık dinlerken..
Cumartesinden beri evde "open shut them " diye dolanıyorum senin sesinle :) Tabii Erin de .. ama o türkçesini almış "aç papa" sonra alkış yapıyor sonra en sevdiği ağzını açıp elleriyle kapatıyor arkasından "aba dit" yani türkçesi ablaya gidelim oluyor :)

pinarbk said...

Aç-kapa en çok akıllarında kalan şey oluyor galiba. Ben, "Ada'nın annesi nasıl dans ediyor" diye sorduğumda, Duru "aç-papa" deyiy zıplıyor:)))

Ayça, şubattaki cumartesi derslerine ne dersin?

Nilgün said...

Merhaba ,

Ahh İstanbulda yaşamak vardı , doğduğum büyüdüğüm Üsküdarda.. Hem can kızımla böyle güzel aktivitelere de katılabilirdik. Nasıl merak ediyorum music togethera gelsek ne yapar diye , heralde çok keyiflenir hem bi sürü arkadaş hem müzik çıldırır kesin zevkten , nasıl seviyor müziği , ee alıştı saz resitallerine babasından :-))İzmit bile uzak kalıyor işte bak , haftasonları istanbulda oluyorum gerçi , aa birde bayramdan sonraki hafta istanbuldayım , ama ne fayda , bu paket programdır değil mi?

dgül said...

Sevgili Yapıncak, bir kaç gündür uğrayamamıştım sayfana ve bugün, hissettiklerini okuduğumda çok üzüldüm. Herkes söylemiş içten bir şeyler ama ben de söylemek istedim. Yazmak sana çok yakışıyor, cümlelerin tam da yüreğinin içinden geldiği o kadar aşikar ki, her bir satırın ışıldıyor sanki ve hafızama bir çok iz düşümü bırakıyor. Lütfen vazgeçme yazmaktan, seslerimiz aynı an'a denk düşse de düşmese de ben seni hep dinliyor, duyuyor ve duymaktan çok mutlu oluyorum. (Sevgili Oya ile ilgili olan o muhteşem, içten yazını; hissettiklerin elbette günlüğünde elbet yer almalı, ancak bizler aranıza girmemeliyiz gibi bir hissiyatla yorumlamamıştım, yoksa emin ol ki, o sayaçta yer alan sayıdan epey bir bölümü de bana aittir, çünkü defalarca okudum yazını...) Adakızı ve seni öpüyor, sevgilerimi yollluyorum size...

nilgün said...

okudukça nasıl canım çekiyor, yapıncak seni ve MT'yi dörtgözle Ankara'ya bekliyorum
eline emeğine sağlık
sevgiler

sanalanne said...

Ada annesini kıskanmış ben de sizi kıskandım. Emekleriniz ve çalışmalarınız için tebrik ediyorum. İstanbul'da yaşaysaydım katılmayı çok isterdim. Müziğin bebekler üzerindeki gücüne çok inanıyorum. Ee azından burdan sizi ve aktiviteleri takip edeceğim. Ada'ya sevgiler...

pilatescadisi-pilateswitch said...

Yapincak sen var ya... muhtesem kadin. bana bak... kendine iyi bak.. yapacak cooook işin var önünde... nazar değmesin.. Ada benim canım oturan Budham.. O yemek maceramızı sizin mutfaktaki hala anlatıyorum herkese... ne ateşli haldi o öyle... seni seviyorum Yapıncakcım.Ve biricik Ada kızım. Her zaman her zaman hamileler kulübünü kurduguma çok mutluyum ..sizleri nasıl tanırdım yoksa.. mutlaka harika şeyler planlamalıyız yapıncakcım. çooook öptüm...

yapıncak said...

**Sevgili Pınar, Ayça; çocukların bu hallerinden, evdeki tepkilerinden haberdar olmak o kadar hoşuma gidiyor ki!

**Sevgili Nilgün, nilgün ve sanalanne, bakalım bu daha bir başlangıç, belki bir gün?

**dgül yine ne güzel, ne içten yazmışsın...

**Jale'ciğim, ne diyeyim?? Senin bu güzel sözlerin, verdiğin moraller, desteğin, biliyorsun ve hep söylüyorum arkadaşım, büyük dostsun.