Tuesday, October 7, 2008

Pıtır Pıtır Mıncık Mıncık

Kuş heyecanlı. Kuş canlı kanlı. Evde ve parkta şu birkaç haftadır kaç kilometre yürümüşüzdür Allah bilir. Bir gayret, tutuyor kolumdan yürüyor da yürüyor. Bir de tutmadan yürüse... Bekliyoruz, bir gün elbet.

**

Ben çalışıyorum, bilgisayar başı. Sıkıcı. Arkamdan pıtır pıtır bir şey geliyor. Yerden yerden. Aksak ritm. Yengeç kılığında bir pıtır. Bir ayağıyla yürürken, diğeriyle emekliyor. İşte o sesi duyuyorum önce. Kafamı kaldırmıyorum, aklımı kaçırmış olmalıyım iki kelime daha çeviririm diye kaldırmıyorum hem de. Utanmadan.

Ama yo, o benim oyunum. İki kelimenin peşindeyim diye kendimi kandırıp pıtırı dinliyorum. Avuçlar parkede şap şap yapıyor, ayaklar dizler pıtıra devam ediyor. Hedef "anne". Ses yaklaşıyor. Bakmıyorum. Oyun ya. Sonra bir mücadele, nefes nefese. Belli ki koca popoyu kaldırmaya çalışıyor. Kolay mı? Değil. Sandalyeye tırmanıyor arkamdan arkamdan, hala bakmıyorum.

Amaaa,

O ses gelince, o şakıma sesi, o mutluluk sesi... Cıvıltı... Nedir ki onun adı? Ne iki kelimesi kalıyor çevrilecek, ne sözü kalıyor tutulacak; böyle bir mintoş varken evde, çalışmak mümkün mü?


Kelimelerden sıyrılıp, cıvıltılara süzülüyorum. Kelimeler, çeviriler uçup gidiyor. Uzaklara. Evrilip çevrilen bir mintoş kalıyor. Bir de mutlu ben.

Mıncık mıncık mıncık. İçim dışım can kızım, Ada'cım. Çalışamıyorum be gülüm senin yüzünden...

9 comments:

Sabahnur said...

hehee "tutmadan yürüse" temennilerinden pişman olabilirsin,söylemedi deme.. cılgınlar gibi kosuyor bizim bebe, hadi park neyse de cadde,sokak demeden kosuyor. keske elimi tutsa diyorum ben de:)..

ÇAĞLAYAN said...

Merhaba Yapıncak
Aynen bu kızlar bilgisayar başındaki anneye rahatlık vermiyorlar.Ayça'da dibimde,istiyorki bende bakayım,yazayım,hedefleri bilgisayar:)
Öptüm
Çağlayan & Ayça

yapıncak said...

**Sabahnur biliyorum, biliyorum; göreceğiz o günleri de, yakındır.

**Çağlayan ama haklı değiller mi? Bazen diyorum bir odaya saklanayım orda çalışayım, evde yokum bilsin. Benim evde ve onun yanında olmak yerine, bu aletin başında olduğumu görmesini istemiyorum.

Hem zaten ben de onun yanında olmak istiyorum! İsyan!!

Elif said...

Değil iş, bloga iki kelime yazmak mümkün olmuyor bu tatlı canavarlarla...
Bir ısırık bir kelime, bir öpücük 2 kelime derken bitti bile kitap bak... Bekliyoruz...

AycA said...

:)
ne güzel bir heyecan..
bazen unutuyor insan
yazmak o yüzden çok güzel

mummy said...

İlk ziyaret...Daha önce nasıl farketmedim bilmem...Kapıldım gitim bloğunuza....Hatmettim desem yeri kimi yerde hzünlendim kimi yerde gülümsedim....Aldı götürdü bazı yazılarınız...Ada kız çoook tatlı maşallah...Ama beş aylık uyku sorunlu bir meleğin annesi olarak tracy çevirinizi dört gözle beklediğimi itiraf etmeliyim:)....Sevgiler...

dgül said...

İçinde var olan müzik gibi yazıların da sevgili Yapıncak, yaz günü gölgede bir ırmağın serin şırıltıları gibi....
Adakızdan sana, senden ona bulaşıp çoğalan sevgiyle, öyle güzel oluyor ki anlatımların, ninni dinler gibi okuyorum inan...
Pıtır pıtırlarınız bol olsun yine, benden de sevgiler sizden yana...

Dijle Bahtiyar Durgunlu said...

Merhaba;öncelikle şunu söylemeliyim ki ADA maşallah çok tatlı bir bebek.Ömrü uzun,huzurlu,sağlıklı ve çok mutlu bir ömrü olsun inşaallah.

Gruba yazmıştım ;uykuyu öğretmek için doğru yolu bulmaya çalışıyorum.

Bu bağlamda da çevirinizi büyük bir merakla bekliyorum.Kolay gelsin

yapıncak said...

* Elif gerçekten de ilerliyorum bir şekilde, aslında tam dediğin şekilde!

* Ayça bir de tabii fotoğraf, video...kaydetmek gerek. Yazılarda fena gitmiyorum ama çok daha fazla anının fotosunu yakalayabilmek isterdim.

* Hoşgeldin mummy, yine bekleriz

* dgül aman teşekkür ederim, utandırma şimdi beni

* Dijle hoşgeldin, ilk bir yılımız gerçekten dertsiz geçti, herkese uyan başka bir sistemdir, bize bu uydu ve huzurlu bir bebeğimiz oldu.

Amaa...ilk yıldan sonrası biraz zorlayacak galiba :)