Thursday, September 25, 2008

Üç Minik Kuş

Şarj aleti kayıp, fotoğraf çekemiyorum. Çekenlerin fotoğrafları da elime geçmeyince, beklerken gecikiyor da gecikiyor yazacaklarım.

Ada anneler ve bebekleri buluşmalarına alışık. Ama Ayça'nın Oyun Grubu'ndaki ilk buluşmamızı ancak geçen Cumartesi gerçekleştirebildik. Bunca zaman nasıl beceremedik bilemiyorum, hep bir mazeretimiz oldu, çoğu sağlık.

Sonunda Duru, Ceylin ve Ada ilk gerçek buluşmalarını gerçekleştirdiler. İlk olarak Music Together tanıtım derslerinde biraraya gelmişlerdi. Sevgili Pınar bizi ağırladı ve saatin nasıl da çabuk geçtiğini fark etmediğimiz çok güzel bir gün geçirdik.

Ayça'nın öncülük ederek kurduğu Benimle Oynar mısın Anne? grubu, belli kurallara sahip. Ayça'nın ve diğer annelerin pedagoglardan duydukları öneriler ve deneyimleri sonucu konulmuş bu kurallar. Yakın aydaki beş çocuğun buluşması, aynı grubun uzun süre sürekliliğini devam ettirmesi, çocukların birlikte beslenme saati geçirmeleri, buluşmalarda bazı eğlenceli/eğitici/öğretici aktivitelerin yapılması, yeme-içme konularına (anneler ve kilolar için!) girilmemesi ilk aklıma gelenler.

İlk buluşmamız daha çok diğer anne-bebek buluşmalarımızın içeriğinde geçti. Çocuklar özgürce oynadılar, anneler biraz kaçamak atıştırmalar yapıp sohbet ettiler. Minik ev sahibi Durukuş'un misafirperverliğini unutmayacağız. Ada'yı kapıda ismiyle karşıladı. Ceylin'e -ve fırsat verirse Ada'ya!- kendi üzümlerinden ikram etti. Ceylin bıcır bıcır etrafta dolaşıyor, o oyuncaktan öbürüne heyecanla koşuyor; Duru da sevgi gösterileri yapıp, şarkılar söyleyip danslar ediyordu. En küçük -ve hala bağımsızca yürümeye başlamamış olan Adakız ise- çoğunlukla ablalarını izledi bu buluşmada. Yaz süresince çok fazla bebekle karşılaşmadığı için sosyal alana ağırdan ve temkinli geçmeyi tercih ettiğini söyleyebilirim. Yine de uyumluydu ve ablalarından çok şey öğrendi!

Tanıştık.

Bundan sonraki buluşmalarımızda bilinçli ve hazırlıklı aktivitelere geçmek için hazır olduğumuzu düşünüyorum. Ayça ve Aybala'nın grubun yazışmalarında yinelediği gibi "daha az oyuncak, daha fazla oyun" düşüncesini de kuvvetle destekliyorum.

Kızlar, bayram dönüşü bende miyiz?



5 comments:

pinarbk said...

Gerçekten de güzel bir gündü.
Bayramdan sonra görüşmek üzere:))

BERNA said...

Bu grup "kızlar" şeklinde devam mı edecek? 3 kişi olarak daha faydalı geçtiğini söylemiştiniz. Eğer grubu 3 kişiyle sınırlamak isterseniz, ben bir süreliğine ara vermişken dönüşü yeni bir grupla da yapabilirim. Aklım bu grupta kalır gerçi ama :) Bu soru Pınar ve Gülfer'e de aslında. Neden buraya yazıyorsam. Olsun, bir şekilde ulaşır sesim onlara da..

Elif said...

Çok hevesle okudum ve mutlu oldum, umarım fotoğrafları da en kısa sürede görürüz... Uzun zamandır ben de oyungrubu peşindeydim, nihayet 11 Ekim, umarım, bizde 5 kişi toplanıyoruz.

P.S: Pınar, biz sizi ziyarete gelmek istiyoruz, davet eder misin? elif_deniz_arslan@hotmail.com

yapıncak said...

**Berna evet Can'la Ada'yı tanıştıramadık, biz de tanışamadık. Karara bağlamak gerek üç kişi meselesini.

**Elif, oyun grubunuz hayrılı olsun! Havadislerinizi bekliyoruz. (biz de fotoları Gülfer'den bekliyoruz!)

BERNA said...

:) Tezcanlı Pınar hemen arayıverdi beni cuma günü. Böyle daha verimli geçti ama daha çok çocuk olsun istiyorum dedi. Ben de, belki de sadece kızlar buluştuğu için daha verimli geçmiş olabilir dedim. Benim de hamilelilk döneminden arkadaşlarımla 4 erkeği buluşturma tecrübem çok verimli geçmişti. Sanırım cinsiyet ayrımı yapabiliyorlar artık. Şimdilik 3 kişiyle devam, sonra belki 2. bir grup daha olur daha kalabalık diye düşündük. Sonuçta verimli geçtiyse devamında fayda var sizin için diye düşünüyorum. Ama arada Ada'yla Can'ı buluşturmayı ben de isterim tabi.. Sevgiler..