Saturday, August 30, 2008

Enkazzz

Yani oldu mu Osman?!

Enkaz günün ardından, televizyonlu medeniyete ulaşma şevkiyle 92 mezzo'yu açıyorum ve bir keman ki kanırtıyor, bir eser ki kulağımın derinindeki her bir kılcal damarı patlatıyor. Ne o, "yetti bu kadar hüzün, keyif yapayım" demişim. Haha yaptın işte, al sana keyif.

Keyif bile yapamıyorum artık, ağlamak istiyorum. Bunalımdayım dostlar. İki günde nasıl "bomba gibiyim" ruh halinden, "enkaz oldum" beden haline dönülür bilmiyorum. Ama işte.

Önce ayaklarım su topladı -hem de nasıl, Caddebostan sokaklarını "iş sebebi ile" bir aşağı bir yukarı arşınlamaktan. Sonra beynim patlıyor, herhalde beynim şişiyor, kafatasıma küçük gelmeye başladı: Zooonk, Zooonk. Migren diyorlar adına. Hoşgeldi, uzun zamandır gözümüz yollardaydı. Sonraaa... e tabii migren olduğu için mideye vurdu, gerisini anlatmayayım. Bir de geceyarısı 4'de "şimdi şunu böyle mi yapsam?", "bu böyle olunca yok olmaz, napsam?" gibi sorulardan uyanmışlık ve uyuyamamışlık da gelince üstüne...

Ayhhh...!!!

Enkazım, enkaz. Beynen ve bedenen. Ve işin kötüsü yanlış zamanlama. Kitaba göre çünkü hala kalp ameliyatını atlatmış durumda değilim. Üstün Dökmen "tükenmişlik"i anlatmış:

"Başarı güdüsü çok yüksek olup çok çalışan, kapasitesini zorlayacak şekilde iş yüklenen, başlangıçta bunların üstesinden gelen, ancak zamanla altından kalkamayan kişilerde görülür"

...müş, tükenmişlik. Tükenmişim a dostlar. Galiba buraya kadar. Heyecan fazla geldi.

Aslında tek istediğim neydi? "Hadi gel beraber çıkalım, bakalım", "ee anlat bugün n'aptın?", "heeey dur orda biraz, sen kendini bu kadar yormamalısın, belki ucundan tutabilirim" falan filan, böyle laflar. Ben de yoo deyip teşekkür edecektim. Mesela...

Yine de kilometrelerce ötede bu lafları eden, can-ı gönülden eden arkadaşlarım var.
Varmış yani, güzel şeyler de varmış bu dünyada.

Var tabii. Asıl güzel şey, yarın yanıbaşımda olacak güzellik... Belki her şey onsuzluktan oluyor, bu kadar ağır geliyor.

Tatile ihtiyacım var diyeceğim ama yeni tatilden geldin diyeceksiniz. Of sarhoş gibi beynim, ne yazıyorum acaba bir bilsem?

Gelse de biraz mıncıklasam tomtoş yanaklımı.

4 comments:

KEO said...

Az kaldı annesii geliyor sabrett!!Herşeyi unutacaksın onu görünce biliyorsunnn.

yapıncak said...

:) biliyorum be Özgür. Az kaldı 5-6 saat sonra burdalar.

Güldem said...

yapıncak sen onu mıncıklayıp,koklayınca nasıl olacaksın biliyırmusun:) bombaa bombaa:)

ela selin said...

Ay Yapincak haksizlik ediyorsun kendine, vücuduna, ruhuna. Daha ne kadar oldu ameliyat olali sunun surasinda. Biraz zaman tani kendine... Hersey pembe olacak gene.