Tuesday, July 29, 2008

Bir Yaş Gelişim Öyküsü

Ada büyüdü. Uyku ve yemek alışkanlıkları aynı güzellikte devam ediyor, hiç aksamadı. Hastanedeyken gözüm biraz arkada kalmıştı, ya rutin çökerse diye, ama bizimkiler sağolsun görüyorum ki her şey yolunda. Blog bebeklerini okudukça Ada'nın da doğumgününde birkaç adım atıyor olabileceğini düşünüyordum. Maalesef. Belki biraz kilodan, belki erken doğmaktan. Onun da sırası gelecek, n'apalım? Ama daha var zannediyorum.

Şu sıralar bir ayak emekler pozisyonda dizüstü, diğeri yürür pozisyonda balerina, yengeç yengeç ordan oraya koşuyor. Devamını göreceğiz. Ama hareketli, ve elinden tutan olduğu zaman sonsuza kadar yürüyecek izlenimi verebiliyor.

Tuvalet eğitimi meselesi. Aynen devam, çiş-kaka tuvalete. Ben ayakta olsam tamamiyle atacağız bezi ama bizimkiler cesaret edemiyor anlaşılan. Arada çiş kazaları oluyor, onu da itiraf etmek gerek. Alıştırma külotlarına geçtik, onun en küçüğü bile benim tombula büyük geliyor. Biraz erken başladık bu işe anlaşılan, ama mutluyuz. Kaka kokusu yok artık hayatımızda. Onun yerine tuvalete her çiş-kaka yaptığında Ada, müthiş bir alkış şovumuz var. Biz mest tabii.

Dişler. 9 ay bir haftalıkken peşpeşe çıkardığı alt iki dişe yeni arkadaşlar bir türlü eklenmemişti. Annem müjdeyi verdi. Üst damakta beklediğimiz orta ikiliğin iki yanında iki yeni inci belirmiş durumdaymış. Zannedersem çok çektirmeden çıkacaklar yine. Umarım...

Dillendi. Dillenmişti. Aylar önce, tekrar eden hecelerden oluşmayan ilk kelimesini söylemişti:

Horoz! = "olo", şimdi biraz "olos" şeklini aldı. Önce balkondaki Portekiz'den gelme renkli horoz biblosuyla başladı bu horoz heyecanı, sonra adadaki 'gerçek' horozlar, şimdi de Ankara'daki diğer gerçekler. Aklımıza gelir miydi, Allah'ın ü-ürüüü horozunun Ada'nın ilk kelimesi olacağı?

Ve diğerleri:

Ayak = kayakayakayakh (ille heyecanlı, ille 3 kere ve ille Kürt aksanı ile) Şapka = hak-ka (yine kaba k'ler) Toka = koka (yine kaba k'ler) Yok = yokkh (ve...yine kaba k'ler, tüm çıldırtası jestlerle beraber) Kuş = ku (tüm uçan nesneler kuş şimdilik, sinek, uçak...)

Şimdilik aklıma gelenler. Çözebildiklerimiz. Yoksa dilli düdük, sürekli heyecanla bir şeyler anlatıyor. Bir de işaret parmağıyla emirler yağdırmayı öğrenmiş ben hastanedeyken. Ne istese Hitler usulü parmak havaya, istikamet oraya oluyor. Sonra gel de yapma... Anlatabildikleri (anlayabildiklerimiz) az olsa da anladıkları çok. Hemen her şey. Müthiş bir değişiklik bu.

Ve bir hareket ki ne hareket. Evde bin kişi hizmetinde, bin kişi tokat yemiş gibi akşamı buluyor. Neyse ki hala 7'de yatıyor da akşam bize kalıyor.

Büyü bebeğim büyü... Her anını hissettirerek büyü, mucizeyi yaşatarak büyü. Şimdiye kadar yaptığın gibi.

9 comments:

Mine said...

Yapincak su tuvalet egitimi konusunu hic anlatmadin sahi. Benim anlamadigim daha bu cocuk yuruyemezken cisini kakasini tuvalete yapmasi demek gunde 17 kere birisinin bunu tuvalete mi tasimasi demek? sanslisin evde bir ordu adam emrine amade tatliskonun.
Burda daha 2 yasina basmadan kimse aklindan gecirmiyor tuvalet egitimini, genelde 2,5-3 yas arasi tamamlanmis oluyor egitim. Bizimki 19, 20 aylikken bez giymeyi reddetmeye basladigi icin mecburen basladik egitime ve daha kendisi donunu indiremedigi icin ve her dakika tuvalete tasimaya vaktim olmadigi icin oturakla basladik. bir aydir ikisini de oturaga yapiyor buyuk bir gururla. tabii ki bizde de her ciste muthis bir tantana, tuvalete dokme, sifonu cekme, el yikama seromonisi. simdi sira tuvalette ama basamak almak lazim, ozel klozet almak lazim. sanirim senin baby Whisperer oturaga karsi. Sonra bizim Eren'in dolastigi gibi ciplak gezmesine de karsi. bir ara gucun olunca anlat su isin sirrini lutfen.
bu arada su geceleri uyku meselesi insallah artik 2 numaraya kaldi su senin metodu denemek. bakalim belki bu sefer beceririz cunku su anda tam da senin Tracy'nin hic mi hic tasvip etmedigi bir anne babayiz, biz Eren'i degil, Eren bizi yonetiyor. Gurur duyarak yazmiyorum bunu.

simdi postunda okuyunca hatirladim ki Ada 1 ay erken dogmustu di mi? bence daha yurumemesinde bunun buyuk bir rolu var. sen de biliyorsun ki bu hic bir sekilde geri oldugu anlaminda degil. Eren 10,5 aylik yurumeye basladi ama agzindan kesinlikle anlamli hic bir kelime cikmiyordu, Eylul'de iki olacak daha anca 1 aydir yeni yeni anlamli kelimeler soylemeye basladi. malesef hepimiz ister istemez ya birbirimizin cocuguyla ya kitaplardaki yazilanlarla surekli karsilastiriyoruz cocugumuzu ama her cocuk gercekten tek ve essiz. Annemler hep beni Eren'le karsilastiriyor. Yok ben 8 aylikken her seyi yigiyormusum, 18 aylikken tuvaletimi tuvalete yapiyormusum. N'oldu alim mi oldum sanki?

SONGÜL said...

Sevgili Yapıncak;
Öncelikle bir an önce sağlığınıza kavuşmanızı ve yavrunuzu sımsıkı...içinize alırmışcasına sarıp sarmalayacak güç ve kuvvete bir an sahip olmanızı canı gönülden diliyorum... ilk kez blogunuza girdim bugün ve yazılarınızdan bir kaçını okuyunca sanki yaşadığınız hayatı ben yaşıyormuşum gibi oldum... sevgi herşeyin ilacı iyi ki Adakız hayatınızda da size güç veriyor:)
Ben de bu tuvalet eğitimi ile ilgili bölümleri okuyunca çok şasırdım. Benim de 9.5 aylık bir cansukızım var... Tuvalet eğitiminin temellerini oluşturmak için yazınızdan anladığım kadarıyla erken değil.. lütfen biraz bilgi:)
sevgilerimle
Songül

annecik said...

tuvalet eğitimi için çok erken değilmi pedigoglar vucudun 2-2,5 yaş arası hazır olduğunu söylüyorlar eğerki başarıyla tamamlarsanız kutlarım sizi benimki 28 aylık ve 3 aydır uğraşıyoruz kimi zaman üstüne kimi zaman tuvalete yapıyoruz yani hala sonuca bağlanamadık

papağan gibi şakıyan dilini sevsinler maş. ada kıza kuş gibi şakısın hep

dişleriniz sıkıntısız rahatca sessiz şekilde gelsin kızımızı üsmesin inş.

Anonymous said...

ama tuvalet eğitimini erken verince yani erken öğrenince çiş kazaları çok oluyor yazın değil ama kışın sorun oluyor sık sık ıslanınca hasta oluyor bebekler . 2 yaşından sonra daha bilinçli oldukları için bu kazalar çok daha az oluyor. size kolay gelsin ayrıca çok geçmiş olsun

BaL said...

Bebeklerle her gün her an yeni maceralarla örülü galiba :)
"Her şeye" rağmen, heveslendiriyorsunuz beni siz anneleeeer :)

ceyd said...

Bu bebek gerçekten "bronz" olmuş Yapo... Yiyeceğim onu, iyi ki burada yok!

P.S. Çok da özledik ama. Şu saçlara da yakından ve fotoğrafci gözüyle bakmam lazım.

İkinize de öpücükler!

sib said...

yapıncak,
ada kz gittikçe sana benzemeye başlamış:) bazı fotolarda senden çok ayrı detayları vardı ama bu postingdeki foto resmen sensin:))

yapıncak said...

Sevgili Mine, Songül ve annecik, Tuvalet konusuyla ilgili daha ayrıntılı yazılar yazacağım.

Bal...ne desem, ne desem? Ben bu işi çok sevdim, bence sen de çok seveceksin :)

Sib bunu duymak harika!

Ceyda biliyorum hep aklımda ama bir türlü doğru ışıkta çekemedim ki... İlk fırsatta söz. Ama saçlar platin onu da söyleyeyim!

defneyleyasamak said...

Ama ama ben o tontini yanakları cok öpmek istiyorummmm