Friday, June 13, 2008

Yollar, Keyifler, Sesler

Yollara düşüyoruz, bir kaç saat içinde. Kiminle? Gül Hanım'la. Gül'le. Galiba oldu bu iş. Hayat biraz kolaylaşacak galiba.

Kızım Ada'da, babayla. Bizse burda sabah Rudi ile provamızı yaptık. Çok güzel geçti. İnşallah konser de böyle güzel geçecek. Kızımı çok özledim, bu kadar ayrılık yeter, daha fazlasını istemem. Babasıyla konuşuyoruz hem, keyfi yerindeymiş, uykularını da iyi uyuyormuş. Başka ne isterim?


Yokluklarında n'aptım peki? Çalıştım ve dinlendim. Bir de...dün gece bir keyif yaptım ki sormayın. E mecbur. En güzeli ise, akşam balkonda kitap okumaya başlamışken -Kumral Ada, Mavi Tuna; evet, sonunda!- ve çok da keyif alıyorken, bir an fazla keyiften göz kapaklarımı tutamaz olduğumu fark ettim. Önce hafif kaykıldım, okumaya devam etmeye çalıştım. Mümkün değil. Şaşılaşıyor gözlerim.

'Ağır'ım. Hem düşüncelerim, hem göz kapaklarım.

Baktım dalmış gözlerim, iyice; hayallerimse uçuyor. Bıraktım kendimi hayallere. Sonra gerçekten bıraktım. Balkondaki kanapeye uzandım. Boylu boyunca!! Karşımda karşı apartmanın bilmemkaç dairesi, utanmadan. Ve bir uyku... (farkında değilim tabii, dalmışım ama ne dalış). Tam bir buçuk saat! Açık havada, şehrin içinde.

Olur mu? Oldu.


Varolmanın dayanılmaz ağırlığıyla uykuya dalıp, dayanılmaz hafifliğiyle uyandım. Nasıl bir güzellikti anlatamam.

Gidiyoruz. Konserde görüşmek üzere. Ya da dönüşte burda. Harıl harıl adadaki internet bağlantısı sorunumuzu çözmeye çalışıyoruz ama sonuç ne olur bilmiyorum. Sesimiz çıkmazsa; çalıyoruz, söylüyoruz, gelmek isteyenleri bekliyoruz. Havadisler dönüşte.

2 comments:

pinarbk said...

Kumral Ada-Mavi Tuna, bana Ada adını sevdiren kitaptır. Bulup yeniden okumalı birara.

Balkon keyfini kıskandım:)))

Archi*Sugar (Esra) said...

Sevgili Yapincak... muhtesem bir gundu! Cok cok tesekkurler...