Thursday, June 5, 2008

Kaza

Dün Adakız ilk korkulu kazasını yaşadı. Kaşla göz arası yataktan düştü ve yere kafasını vurdu. Kabus gibiydi.

Ben üstümü değiştirmek üzere odaya gelmişim, Ada'yı iki kişilik yatağın ortasına oturtmuşum -her zaman olduğu gibi. Oynuyor. Ne ara nasıl olduğunu göremeden, bir ses ve Ada yerde. Bilemezsiniz kendimi nasıl hissettiğimi. Aslında bilirsiniz, çünkü çoğunuz annesiniz.

Parkeye vurmuş kafasını, sesi geldi. Kaptığım gibi fırladım. Soğukkanlıydım neyse ki, o da azıcık ağladı ve sustu -inanamıyorum. Önce biraz soğuk su -evde buz yoktu, aksilik ya; sonra da hemen yola koyulduk. 5 dakikada hastanedeydik. Şansımıza akşam olmasına rağmen Ayça Hanım hala yerindeydi. O arada kızımın alnı şişmeye ve morarmaya başlamıştı. Ne dualar ettim, nasıl kendi kendime yollarda konuştum sormayın. Bebeklere ilkyardım dersi almıştım hamileliğimde, ama buz dışında bir şey gelmiyordu aklıma. Buz ve doktor.

Doğru yapmışım. Doktorumuz bizi hemen sakinleştirdi. Alna alınan darbe genelde tehlikeli sonuç doğurmazmış. Ayrıca 6. aydan sonra bebekler, kendilerini koruma refleksi geliştirdikleri için usturuplu düşerlermiş. Gerçekten de öyleydi, kollarıyla kendini korumuş gibiydi yerde kuzum. Doktorumuz buzlu kompres ve Lasonil sürmemizi, uyutmada bir sıkıntı olmadığını ama 2 saatte bir kulak memesini sıkarak hafifçe uyandırmamızı ve her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol etmemizi önerdi. Kusma ve bilinç kaybı gibi bir şey olursa da derhal acile gelmemizi söyledi.

Adakız iyi. Dün hatta iyice belirgin olacak gibi görünen morluk ve şişlik bile azalmış durumda bugün. Çok ciddi bir şey atlattık. Ama çok da güzel bir şey yaşadım bu sayede: Kızımı uyurken gördüm, gittim geldim seyrettim uzun uzun.

O kadar güzeldi ki, o kadar derin ve güzel uyuyordu ki. Biz odasına görüntülü telsizlerden koymayı hiç istemedik. Yanlış diyebilirsiniz ama bebekken bile sanki onun kişilik haklarına saldırmak gibi geliyordu bana. Sonuçta yattığı gibi kalkan bir bebekti. İyi geceler öpücüğü verir, kapısını kapatır çıkardık. Zaten sadece ilk ay, Ankara'da aynı odada yatmıştık. Çok güzel uyuyormuş bebeğim, ve rahat. Öyle mutlu oldum ki...

Sabah da yine her zamanki güleryüzüyle uyandı minik. Ne büyük bir şey atlattığının farkında mı bilmem... Bense şükredip duruyorum. Kazalar olacak, ama Allah hepimizin çocuklarını kötü kazalardan korusun.

12 comments:

Mehmet in annesi said...

Amin... Cok gecmis olsun. Seni cok iyi anliyorum Yapincak. Mehmet de yataktan 2 kere dustu. Cok sukur Allah koruyor onlari. Doktor cok hakli, gercekten usturuplu dusuyorlar; onlarin refleksleri bizden iyi.

pinarbk said...

Canım geçmiş olsun. Çok iyi bilirim o korkuyu.

Geçen yıl tatilin ilk günü gideceğimiz yere vardık, arabadan indik, Duru ana kucağında Ertuğrul'un elindeydi. Sonra bir baktım yerde sırtüstü yatıyor ve gözleri korkudan kocaman açılmış. nasıl korktum anlatamam. 2 saat hiç durmadan ağladı. Soğukkanlılığımı korudum ama ağlaması bitip de bize gülünce bu sefer de ben başladım.

Allah hiçbirimize üzüntülerini göstermesin.

yapıncak said...

Ah Hande'cim, Pınar'cım, biliyorum büyüdükçe de çoğalacak bu tip kazalar. Her şekilde onları korumamız mümkün değil. Kötüsü olmasın, çaresizi olmasın, önemli olan o. Sizlere de geçmiş olsun, ne büyük korkuymuş bu. Ve Pınar, dediğin gibi sonrasındaki sevinç...

KEO said...

Çok geçmiş olsun canım, neyse ki birşey olmamış.Öpüyoruz kuzuyu...

Mine said...

oncelikle cok gecmis olsun. cok iyi tahmin edebiliyorum o anda kendini nasil hissettigini. Eren ilk kez (ilk kez diyorum cunku sonra bir iki kere daha oldu bu vaka) dustugunde kendimi dunyanin en kotu annesi gibi hissetmistim. 4-5 aylikdi, ilk kez saga donmeyi basarmisti ve basarmasiyla birlikte kendini yerde bulmustu. o zaman kanapenin ustunde yatiyordu. dedigin gibi iki dakika ayriliyorsun yanindan ve boyle bir sey oluyor. Eren biraz aglamisti, acidan cok sokdan dolayi, ben hemen meme verdim sustu. Hemen doktoru aradim, doktor bir takim sorular sordu, agladi mi? meme emdi mi? kaka cis yapti mi? yani vucut fonksiyonlarini yerine getirdi mi diye. ben de hepsini yapti dedim. Merak etme bebekler bizim tahmin ettigimizden daha saglamlar ve gucluler demisti. O da kendi kizinin kac kere yataktan dustugunu soyledi. Yer hali oldugu icin Eren'in hic bir yeri morarip sismemisti. Ama yine de biliyorum Yapincak o anki hislerini.
Sen simdi dur daha hele bir Ada yurumeye baslasin her gun yeni bir yeri moraracak. cocuk bunlar duse kalka ogrenecekler ama tabi boyle kaza olunca insan cok kiziyor kendine. Neyseki bebeklerde hucre yenilenmesi cok hizli oldugu icin cizikler, morluklar, yaralar hemen iyilesiyor.
kazasiz belasiz gunler dilegiyle...

ümit-muki-duru said...

Çok geçmiş olsun...Hareketlenmeye başlayınca ne yapacakları belli olmuyor.Biz de Duru'yu zaptetmekte bayağı zorlanıyoruz derken ufaklık feryat figan uyanıverdi.

benimkuzum said...

çok geçmiş olsun , hele yürümeye başladıktan sonra bir an bile gözünü ayıramıyorsun , irem düştüğü yada bir yere çarptığı zaman ağlamaya başladığı anda vurduğu yere sen irem' e mi vurdun? deyip oraya vuruyoruz ağlamayı kesip kendi de vurmaya başlıyor ve ağlaması kesiliyor :) böylesi bir taktik geliştirdik işe yarıyor...
bir daha olmaması dileğiyle sevgiler figen

yapıncak said...

Özgür'cüğüm, Mine'ciğim, Öztürk ailesi sağolun. Neyse ki atlattık oh. Dediğiniz gibi bir de yürümeye başladığında göreceğiz başımıza gelecekleri.

Sevgili Figen, yönteminiz hoşuma gitti, ben de Ada'da denerim artık. Zaten anne-baba olarak mucit olduk, icat üstüne icat. Yaratıcılıkta sınır yok!

ela selin said...

Cok gecmis olsun Yapincak! Cok iyi anliyorum yasadiklarini. Ela Selin ilk kez 8,5 aylikken koltuktan düstügünde kendime uzun süre gelememistim. Ama cok normalmis bu düsmeler ve cok azi zararla sonuclanirmis. Tabii tedbirli olmak cok önemli. Neyse ucuz atlatmissiniz.
Bundan sonra daha cok düsecek dersem bana kizar misin? Ada kiz yürüme denemelerine basladiginda bol bol düsecek, önce aglayacak, sonra alisacak. Sen alisacak misin? ii-ih. Benim her güm sesini duydugumda icim aciyor. Ne yapalim. annelik demek her dakika bu ic titremesiyle yasamak demek galiba.

burcu said...

Ah ah Yapıncak çok geçmiş olsun, illaki düşe kalka büyüyorlar ama çok zor geliyor insana. Neler hissettiğini çok iyi anlıyorum. Göktürk ilk düştüğünde daha 4 aylıktı. Sağa sola dönmeye başlamıştı, ben de bunu bile bile koltukta yalnız bırakıp emziğini almak için kalktım. Saniyelik bir olaydı, arkamı döndüm ve Göktürk düştü. Hala aklıma geldikçe kötü oluyorum. Allah hepimizin çocuğunu korusun.

hayal said...

cok gecmis olsun.. insanin yuregi hopluyor degil mi..

HEDİYE GÖKÇE said...

Geçmiş olsun Yapıncak.Bu tarz olayları zarar görmeden atlatıp, büyürler inşallah.Ne kadar tedbirli olsakta bazı şeyler oluyor...