Saturday, March 15, 2008

Günlerden Cumartesi

Cumartesi pazarlar "baba-kız" günü. Öyle karar verdik. Haftaiçi kızına doyamayan baba, haftasonları resti çekiyor ve kızı anneden kapıyor, soluğu dışarda alıyor. Hüzünlü bir durum. Gerçi faydalanmaya çalışayım diyorum. Az değil, haftaiçi yapamadığım şeyleri yapmak için iki koca gün. Alışveriş, keyif, arkadaş kaçamağı, sinema, miskinlik... ve daha bir sürü şey yapabilirim mesela. Ya da piyano çalışıp tüm gün, resim yapabilirim...

Olmuyor.

Aslında bir kaç haftadır -bir kaç haftadan çokçadır, cumartesileri bir resim üzerinde çalışıyordum. Yani tüm gün resim. Hem de ciddi iş, modelli portre çalışması. Biraz dayanabiliyordum bir şekilde miniğimin yokluğuna. Ama geçen hafta resim bitti, görev tamamlandı. Bugünse yine baba kızı aldı ve kaçtı, banaysa arkalarından onları şaşkın şaşkın geçirmek kaldı. Sonra evde yalnızlık, sonra evde sessizlik, heyecansızlık, "işsizlik". Ben çok özlüyorum bu miniği. Ayrı kalmayı beceremiyorum.

Özlüyorum.

Baba kız sahile inmişler bugün, fırtınada dalgaların kabarıp, patlamasını seyretmişler. Babaya fotoğraf çektirmek zordur, sevmez. Kızımın o heyecanını göremedim. Ama gözümde canlandırdım...

Miniğim kırmızı bir burunla, al al tombik yanaklarla, babasının şapkasına iliştirdiği kırmızı bir çiçekle döndü. Yorgun ve uykulu.

Akşamsa misafirlerimiz vardı. Bir kara gözlü daha geldi bize bugün. Bir minik abla! Merter ve Pelin'in tatlı kızları Derin. Merter çok eski dostumuz, eşi Pelin ve tatlı kızlarıyla bugün tanıştık. Yine geç bir buluşma. Yine çok güzel bir gün. Ada'nın geleceğini Derin'de gördük. Sınır tanımaz bir merak, büyük iletişim becerisi, harika ilgi çekme yöntemleri, ve kardeşine kelime anlamı ile "kucak dolusu" sevgi gösterme cömertliği. Ada'yı kucaklaması ve öpmesi kaydedilmesi gereken bir sahneydi, yakalayamamışım.

İkisi de uykusunu tam alamamışken tanıştılar. Oyun tabii en heyecanlı ortak noktalarıydı. Oynadılar, iyice haşat oldular!

Ada heyecana gelemiyor, çok coşuyor, çabuk yoruluyor. Hemen uykusu geliyor. Mışıl mışıl uyuyor canım kızım...

2 comments:

DEMET ERTAN BESLEM said...

İyi günler Yapıncak Hanım, bir süredir bloğunuzu takip ediyorum. Maşallah çok tatlı bir kızınız var, Allah nazardan saklasın. Benim de 4,5 aylık bir kızım var, sakıncası yoksa çocukların içinde oynadıkları oyun parkı-ve ya oyun halısı nereden aldığınızı sorabilirmiyim? O tarz birşey arıyorum ama ben bulamadım.Şimdiden teşekkürlerve geçmiş olsun.

yapıncak said...

Sevgili Demet,
Bunu biz Ankara'da Panora Alışveriş Merkezi'ndeki Imaginarium'dan almıştık. Bir benzerini, şeffaf balon yastıklı olanını, bugün Kızıltoprak Joker'de gördüm.